Bir öyküyü nasıl okursunuz?

Ipekli MendilSabit Fikir, İpekli Mendil yazanlarına sordu, “Bir öyküyü nasıl okursunuz?

Pelin Öney: Eğer çok sevdiğim bir yazarın öykü kitabıysa, zamana yayarım. Hele bir de son kitabıysa! Bitmesine kıyamam. Tanıdığım bir yazarın öykü kitabıysa, güvenirim ona, baştan başlarım. Yazarı tanımıyorsam öykü isimlerine göre seçer, öyle okurum kitabı. (Merak ederim çünkü.)

Jülide Emre: Bazı öyküler seyahat esnasında okunmak istediklerini fısıldarlar bana. Onları büyük bir keyifle bineceğim uçağa saklarım, geri kalan öyküleri de seyrelttiğim zaman dilimlerinde okurum, azar azar bitirmek istemeye istemeye.

Ebru Tepeler: Genel olarak, cümlelerle ilgiliyim. Kimi zaman, “Ben olsam bu cümleyi şöyle kurardım,” derken buluyorum kendimi. (Bu yazma atölyesiyle başladı bende.) Kimi zaman da öyle cümleler çıkıyor ki karşıma, işte o anlar benim icin çok değerli. Not alırım arada sırada da fotoğraflarını çekerim.

Cansev Erdemir: Yazarın kitaptaki öykü sıralamasını kendine göre bir sebeple yaptığına ve belki de bu sıralamanın bir bütünlük yaratacağına inanırım. Bazen yaratır, bazen yaratmaz… Ama ben yine de öykülerin diziliş şifresini severim. Kitaplarım değerlidir, bu yüzden üzerine notlar almam, gerçi alsam romantik durabilirdi. (Çok sevdiğim cümleleri not defterime; kitap, öykü adı ve sayfasıyla yazarım.) Çoğu zaman bu cümleler hiç ummadık anlarda aklıma düşer, öyküye geri dönerim. “Demek ki okuma sürecim bitmemiş,” diye düşünürüm.

Eda Yavaş: Başlıklar ilgimi çeker ama genelde yol okuru olduğum için tadı kaçmasın diye kısa mesafe giderken kısa öyküleri okurum. Tanıdığım, not alacağımı bildiğim yazarları defter, kalem hatta bazen sözlük ile okumam gerektiğini zaman içinde öğrendim.

Mehtap Akdeniz: İlk paragraflara ve öykü adlarına bakarım. Ondan sonra ilgimi çekenleri karışık okurum. O kitapta “benim öyküm” diyebileceğim bir öykü ararım.

Sinem Cerrah: Kurmaca kitap okuma ihtiyacı hissettiğim zaman kitaplığın önünde dakikalarca dikilirim. O anda aklımdan geçenler, anlık ruh halim, hangi yazarı veya hangi kitabı okuyacağımı belirler. Genellikle farklı kurmacaların peşinde olan yazarlar ilgimi çeker, oyunlarının içine girmekten çok hoşlanırım. Bu nedenle o kitap çok çabuk biter. Eğer öyle değilse kitap haftalarca elimde sürünür; bir salona, bir çalışma odasına, bir yatak odasına, gezer durur. Ama mutlaka bitiririm. Bitirdikten sonra kitap jurnaline gerekli bilgileri girerek düşüncelerimi yazarım. Bir süre sonra yazdıklarımı okuyunca çoğu zaman kendime yabancılaşırım. Kitapları asla karışık okumam, sırasıyla okurum öyküleri. Ayrıca bir kitabı okurken asla aynı tür bir kitaba başlamam.

Betül Tekeli: Öncelikle neden o öykü kitabını alırım? Yazan ilgimi çekmektedir, yazarın tarzı, olaylara bakışı ilgimi çekmektedir. Kitabı ilk öyküden okumaya başlarım. İçinde keşifler yapmak, cümleleri düşünmek hoşuma gider. Beğendiğim bir öykü kitabı kaynak kitabım olur. Kendi yazılarımı yazarken açar okur ilham alırım.

İzzetiye Keçeci: Nasıl hissediyorsam öyle öykülerle karşılaşıyorum sanırım. Bu yüzden bir seçim mi, emin değilim. Hep o anki duyguma dair bir cümle karşıma çıkıyor yahut bunu keşke ben yazsaydım dediğim bir tema, bir mekan, bir karakter… Sonrası zaten akıyor, severek okuyorum. Hatta bazen bitecek endişesiyle. Kalabalıklardan uzak kalmak istediğimde öykü okurum. Öykü sanki daha an’lara dair benim için. Bir yazarın öyküleri arasında ortak dili keşfetmeyi de severim. Tanımak, onu anlamak, tekrarlarını yakalamak, takıldıklarını fark etmek. Fark etmeden o sözcüklerin altını çiziyorum çoğu kez. Sesli okurum kimi zaman. Şiir okur gibi. O zaman daha içine giriyorum sanki. Hatta zihnim başka yerlere gittiğinde hemen bu yöntemi dener, toparlanırım.

Billur Özeke: Okumayı hedeflediğim bir yazarım oluyor en başta. Ulaşabildiğim bütün kitaplarını almaya çalışırım onun. Sonra biraz beklerim. Arada kütüphanede sırasından çekip çıkarırım rastgele bir tanesini, önce koklarım ve kitaba adını veren öykü okurum, eğer varsa. Bu işte bu benim öyküm dediğim olursa ismini hafızama kazırım. Arada tekrar elime alırım, o öykü ve öykülerin birkaç cümlesini okuyup yanımda dolaştırırım kitabı bir süre daha.

Dilvin Tüfekçioğlu: Sevdiğim öyküleri defalarca okuyabilirim. Herhangi bir anıma temas eden her öykü benim için dönüp dönüp okumaya değerdir.

Ayçin İnci: Her karakterin, nesnelerin seslerini duyar ve kafamın içinde, öykülere filmler, klipler, çekerim.

Gülda Şahin: Eğer sevdiğim bir yazarın yeni çıkan öykü kitabını okuyorsam, hızla okurum. Şekerci dükkanında her şeyi yemesine izin verilmiş bir çocuk gibi. Başlayabilmem için önce bitmeli. Sonra geri döner, tek tek, satır satır, sindire sindire tekrar okurum. Öyküleri yanımda taşırım. İyi ki artık e-kitap var. Hayatım daha kolay. İlk defa tanıştığım bir yazarın öykü kitabını okuyorsam her gün bir ya da iki tanesini okurum. Öykünün/öykücünün zihnimde demlenmesini severim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s