Leyla Erbil

Leyla Erbil“Ölümler gördüm: dostlarımın, yakınlarımın ölümlerini, halkın acılarını, işkenceye dönüşen yaşamlarını, iktidarların soysuzluklarını. Seyretmekten tiksindiğim bir dünyayla karşı karşıya kaldım. İnsanlarda doymak bilmez morarmış bir tutku, şimdiden küçük düşmüş hırslar, tam bilemiyorum bir uzaklaşma, insanı açıklamak kolay mı! En iyisi, “ne desem yalan” demek! Gene de duramadım yazdım. Evet, öyküler, şiirler ve roman…”

GecedeBu cümleleri kurmuştu Leyla Erbil, Düşler Öyküler dergisinin dördüncü sayısında yayımlanan Yılmaz Varol söyleşisinde. Yazarken toplumu yoğurmaktı amacı, daha iyiye, daha güzele ulaşmak için. Dinin, ailenin, okulun, toplumsalın ürettiği tabularla dolu ideolojileri cesurca ele aldı. Duruşundan dolayı, bir çok edebiyat ödülünü reddetti. 2002 yılında ise, PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü’ne Türkiye’den ilk kadın yazar adayı olarak gösterilirken, “Türk dili ve edebiyata egemenliği, aynı zamanda insana, hayata ve dünyaya karşı sorumlu aydın tavrı” vurgulandı. Özgündü, korkusuzdu.

Erbil metinlerinde, psikanalizin özgürleştirici yöntemlerinden yararlanarak söz dizimi kurallarıyla oynadı. Uzun cümle yazmanın sanatını; anlam ve süreklilik kaybına, okuma bıkkınlığına mahal vermeden uyguladı. Aşağıdaki Vapur isimli öyküsünden alıntılanmış cümle, bilinç akışını ne kadar ustalıkla kullandığının kanıtıdır:

“Vapurun kaçışını görenler günden güne çoğalmıştı ve o iki kişiden başka, -biri balıkçı, biri suçlu çocuk- yüzlerce kişinin, “ben de gördüm!” diye geceyi çeşit çeşit anlattıklarını, tüm bu karışık anlatmalara bakarak gerçeği vermenin epeyi zor olacağını, vapuru gören insanların, o ulusumuzun ensesine vurulup ağzından lokması çalınan ve nedense hep hep kıyıda, köşede kalan, savaş çıktıkça anımsanılan, savaşsız yıllarda bir yolunu bulup kendini gösterememiş ama göze girmek için neler neler yapabilecek olan, hele ölüp gidecek yaşa geldiklerinde artık mutlak sapıtan, örneğin parklarda oralarını gösteren küçük kızlara, bu yüzden vapura dört elle sarılmış insanların içinden çıkıp da, “siz değil ben biliyorum,” demenin onların son günlerinin biricik yüce avutucusu olan bu anılarını ellerinden almanın haksızlığını ve sakıncalarını bile bile girişiyorum bu işe, çünkü o olayı, vapurun kaçışını ben gerçekten görmüştüm.”

Leyla Erbil, 19 Temmuz 2013 tarihinde Tezer’ine kavuştu. Ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s