Suat Derviş

Suat DervisHatice Derviş adıyla varlıklı bir ailenin ortanca kızı olarak 1903 yılında dünyaya gelmiş Suat Derviş. Babası dönemin ünlü bir tıp profesörü. İlk olarak Fransız mürebbiyelerle başlayan eğitim hayatı, Almanya’da konservatuar sonrasında Edebiyat Fakültesi ile devam etmiş. Türkiye’ye ailevi sebeplerle mezun olamadan dönen Suat Derviş’in şiirleri, öyküleri, romanları, makaleleri, felsefe üzerine çalışmaları, çocuk masalları, tiyatro eserleri, roman eleştirileri mevcut. Yurtdışına giden ilk Türk kadın gazeteci olması da önemli. Dört kez evlenmiş. Hayatındaki diğer ilginç bir bilgi de, Nazım Hikmet’in kendisine bir dönem tek taraflı aşk beslediği gerçeği. Hatta “Gölgesi” isimili şiir onun için yazılmış.

Hepimiz Birbirimizin Ornegiyiz

“Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heycansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor…

Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor
diyor.
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki,bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı
Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı
İçimde alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim
Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.”

Suat Derviş, sol basınında uzun yıllar emek vermiş ve Reşat Fuat ile yaptığı evlilik sonrası da Komünist Parti Türkiye yapılanmasına hizmet etmiş. Bu dönemde eşi ile birlikte yargılanmış, tutuklanmış ve sekiz ay kadar hapis yatmış. Sonrasında da memlekette iş bulamayıp, kızkardeşinin yanına, yurtdışına yerleşmiş. Yazı hayatına orda devam etmiş. Eşinin hapisten çıkışı ile yurda dönüşü, solcu gençleri evinde sakladığı gerekçesiyle tekrar tutuklanışı ve şeker hastalığının neticesinde de 23 Temmuz 1972 tarihinde vefatıyla tamamlanan bir hayatı var. Derviş, “Ben, yazar Suat Derviş’im! Kimsenin karısı olarak yâd edilemem!” diyecek kadar güçlü, Nazım Hikmet’in “Bir kere eğemedim bu kadının başını” dizelerini söylecek kadar mağrur, inandığı yolda ilerleyecek kadar cesur, eşsiz eserlerin sahibi ve İpekli Mendil’in “Nazar Boncuğu”dur.

Nazar Boncugu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s