Mehmet Raşit nasıl Orhan Kemal oldu?

Bacaksız Orhan’ın 101. doğum günü bugün. Bizim için, öldükten sonra da yaşayanlardan. Peki Mehmet Raşit Öğütçü, nasıl Orhan Kemal oldu?

Mehmet Raşit Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Milletvekili ve bakanlık yapmış bir babanın ve orta öğretimini tamamlamış bir annenin çocuğuydu. Babasıyla beraber, siyasal nedenlerle Suriye’ye kaçınca bizce pek isteksiz, ama literatür der ki kendi isteğiyle orta öğrenimini yarıda bıraktı. Adana’ya döndükten sonra dokumacılık, pamuk işçiliği yaptı. 23 yaşına geldiğinde, yine kendisi gibi işçi olan Nuriye ile evlendi. Daha evliliğin tadını çıkaramadan, karnı burnunda eşini bırakıp askere gitmek zorunda kaldı. Askerliğini bitirmeye 3 ay kala ideolojik sebeplerden 5 yıl hapse mahkum edildi.

Orhan Kemal-Nuriye Hanım

Buradan yolladığı mektuplarda eşine kendisini bırakmasını, bundan sonra kolay bir hayatı olmayacağını yazmıştı. Evet, haklıydı. Bundan sonra hep zor bir hayat yaşadı, ama eşi hep yanında oldu. Hapishanede Nazım Hikmet’le tanıştı. O dönemde kendisi de şiir yazıyordu. Yazdıklarını beğeniyor olacaktı ki Nazım Hikmet’e okutmuştu. Fakat beklediği cevabı alamadı. Düz yazı yazmasını önerdi Nazım Hikmet. Bu önerisinin ne kadar yerinde olduğunu o dönemde tahmin edebilmiş miydi, bilemeyiz. Hapis hayatı onun için bir eğitim fırsatı oldu, nasıl yaptılar, ettiler bilinmez, Nazım’la sürekli çalıştılar. Fransızca, felsefe, siyaset öğretti Nazım ona. Bu sırada yazdığı öyküleri dergilere yolluyor ve yayınlatıyordu. O dönemde dergideki yazıların kaynağı hapishanedeki yazarlardı ya, anlaşılmasın diye derginin editörü yazanların ismini değiştirerek yayınlıyordu. Orhan Kemal ismi böyle çıktı ortaya. Mehmet Raşit, dergideki öyküsünün altında bu imzayı görünce önce şaşırıp soruşturmuş, sonra gerçeği öğrenince, “Kıyakmış,” diyerek bu dönemden sonraki bütün yazılarında Orhan Kemal adını kullanmıştı. Tahliye olduktan sonra Adana’ya döndü, burada bir süre çeşitli işlerde çalıştı. 36 yaşında 3 çocuğu ve eşiyle İstanbul’a yerleşti. 43 yaşında 4. kez baba oldu. Ölümüne kadar geçimini yazmaktan sağladı. Yazılarında seçtiği konularla Türkiye’nin toplumsal durumunu ustalıkla yansıtan, gerçekçi bir yazardı. Bu yansıma zamanla öyle bir hal aldı ki, öykü ve romanlarındaki karakterlerin yaşadığı sıkıntıya düşmemek için kendi hayatında değişiklik yapan okurları oldu. 1958 ve 1969 yıllarında Sait Faik Hikaye Armağanı’nı aldı. Edebiyat dünyasına çok sayıda, hatta neredeyse 3 ayda bir olacak kadar çok sayıda eser bıraktı. Yazarak yaşadı, yazarak nefes aldı, yazarlığı sebebiyle çağırıldığı Sofya’da, 56 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ölümünden sonra yarım bıraktığı, yayımlatmadığı eserleri kitaplaşmaya devam etti. Böyle bir hikayeydi onunki, hep yazarak.

Orhan Kemal

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s