Bir Eski Sokak Sesi

Bir Eski Sokak SesiBir Eski Sokak Sesi Sevinç Çokum’un, onu edebiyat dünyasına tanıtan ilk öyküsü. 1972 yılında Hisar dergisinde yayınlanan öykü, aynı yıl yazarın ilk kitabında yerini aldı. Tam kırk iki yıl sonra ise, Çokum’un ilk öykülerinin toplandığı kitabın isin babası oldu.

Sevinç Çokum disiplinli bir yazar olduğunu söyler. Her gün mutlaka bir kaç sayfa yazdığını, bitirdiği bir hikayenin hayal dünyasından kurtulmak için başka bir hikayeye başladığını belirtir ve ekler; “Yazmasam herhalde bunalıma girerdim.” Öykülerinin gözleme dayalı zenginliği ise yazarın yazma biçiminden etkiler: “Bir yüz, bir olay, bir cümle hatta bir melodi, yazılacak yazının ilk çekirdeğini oluşturur. Yazarken mutlaka müzik dinlerim. Bu klâsik batı müziği olabilir, klâsik Türk müziği olabilir. Genellikle gecenin sessizliğinde yazmayı tercih ederim. İster duygu yoğunluğu deyin, isterseniz ilham deyin o geldiğinde mutlaka yazmak isterim. O coşku geldiğinde bozuk cümle ile de, yanlış imlâ ile de olsa yazmak isterim. Daha sonra o metni işlerim. İmlâsını, cümle yapısını düzenlerim. İşlerken de fazla değiştirmek istemem. Çünkü fazla değiştirmek yazıya yansıyan o ilk duygunun kaybolmasına yol açıyor.”

Bu yüzden Bir Eski Sokak Sesi’nin öykülerinde dolanırken, şehrin dokusundan, insani değerlerden ve yaşanan kırılmalardan İstanbul’u “hissedersiniz.”

“Bir zamanlar, bu sokağın bütün evleri ahşaptı. Şimdi onların boşluklarına yerleşmiş apartmanların soğuk yüzlerinde, kayıp tahtaların ruhlarını arıyorum.”

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s