Ayşe Kilimci Öykülerinde Kahraman Olmak

Ayse KilimciAyşe Kilimci öykülerinin çıkış noktası gerçek hayatta karşılaştığı kişiler. Olmadık anlarda, olmadık yerlerde karşılaştığı bu kahramanlar onun zihninde bir yolculuğa çıkar. Şüphesiz ki yola çıktıkları yerdeki halleriyle Ayşe Kilimci’nin zihninde vardıkları yer bambaşkadır. Bu değişim sırasında yazarın anlatmak istedikleri kahramanın öyküsünden bizlere yansır. İnsan okurken ister istemez kendi hayatını bir de Ayşe Kilimci hikayesinde görmek ister. Yani yazar, kendi deyimiyle insanların hayatını kırpıp öyküye, pardon, yıldıza dönüştürür.

Kahramanlarının içimizden biri olması okuyucuda tanıdıklık hissi yaratır. Yani bir nevi bizim hikayemizi bize anlatır. Hatta Mucize Var mıdır, Memet Abla? kitabının önsözünde bahsettiği, Abdi İpekçi Ödülü’nü almaya giderken yaşadıkları, çoğumuzun günlük yaşantısından bir kesit gibi.

“Benim Kitabın Öyküsü’nü yazışımdan bir ay sonra, 2000 yılı Haldun Taner Öykü birincilik ödülünü kazandığımı bildirdiler. O ara içim kanayarak İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalmıştım. Büyük ekonomik krizin tam ortasındaydık. Bu son göçüm Ayvalık’a olmuştu. Otobüste Cunda adasına gidiyordum. Güzelim ada sıradan bir yolla kıtaya bağlanmış, başına da Türkiye’nin İlk Boğaz Köprüsü, tabelası asılmıştı. Belediye otobüsünde cep telefonum çaldı, adresim belirsiz, telefonum bağlanmamış olduğundan, yalnızca onu verebilmiştim göçerken, bağlantı için… Çok sevindim, gerçekten çok sevindim. Kaçıncı olduğu önemsizde, ben Haldun Taner adını çok önemsiyordum… Bir geçmiş zaman fotoğrafını çizmeme izin verin… Abdi İpekçi Ödülü ilk verildiğinde, Tarsus’tan gelmiştim törene. Marika’da anlattıklarım tümüyle gerçektir, eksiği vardır, fazlası yoktur… AKM’nin kapısında duran amiral görünümlü görevlinin görüntüme bakıp kuşkuyla beni izlemesinin ardından, hem hamile, hem berbat görünümlü, hem birkaç saat önce on beş saatlik yoldan gelmiş hem de çizmeleri çamurlu halimle, sahnenin en arkasına saklanmıştım. Sevgili Haldun Taner, taa yanıma kadar geldi, kutladı, onun öykücüsü olduğumu söyledi, başka gönül alıcı şeyler daha… Dünya baştan başa yaldızlandı sanki. Bu haberi alınca da aynı duygulara kapıldım ve inanmayacaksınız, yağmurun ardından Ayvalık’ın Adalar Körfezi’nde iki, evet iki gökkuşağı birden çizildi gökyüzüne.”

Uzun süre bekleyen, birkaç kez daha yazılması gerektiği düşünülen veya devamı başka bir sonraki kitaba kalan öykülerin uslanmaz, hayalperest yaratıcısı bugün 62 yaşında ya da kendi tabiriyle her gün başka bir yaşta.

“İnsanlar, yolunda gitmeyen bir şeyler, çok şeyler için yazarlar.
Mutsuzluk, eşitsizlik, adaletsizlik ve zulümle, kendi çaplarında dövüşmek için, yazar, söyler, besteler, boyar, yontar, oynarlar…

Öyküde direniyorum, zaten öykü direnmek demek. Yalnızlık, haksızlık, mutsuzluğa direnmek…”

Dilvin TufekciogluDilvin Tüfekçioğlu
İpekli Mendil Yazanı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s