Yaşar Kemal ve Bahar

Geçtiğimiz yılın 28 Şubat’ında, bahara bir gün kala kaybettik Yaşar Kemal’i.

Aramızdan ayrılışının ilk yılında, umut dolu bir yazı yazmak, doğum gününde yazdığım Yaşar Kemal ve Sonbahar ‘ın yanına baharı eklemek istedim.

Bahar

Çünkü biliyorum ki Yaşar Kemal’in başkahramanıdır umut. Yazmaya 1940 yılında şiir ile başlar Yaşar Kemal. İlk öyküsü “Pis Hikâye”yi yazdığı tarih 1946’dır. Şiirlerini topladığı kitabına “Bugünlerde Bahar İndi” adını vermiştir.

K A P I
Bugünlerde bahar indi Çukurova’nın düzüne
Donandı ağaçlar
Donandı dünya
Donandı yeşilinden alından
Sarısından
Donandı delicesine
Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi
Bir güneş doldurur ortalığı
Bire canım
Tüter
Açıldı apaydınlık terütaze
Devedikeni çiçekleri koskocaman
Mosmor açıldı
Nennilendi dağlar
Çiçeğinden kuşundan böceğinden suyundan
Kokusundan
Nennilendi
Bugünlerde bahar indi Çukurova’nın düzüne
Bir bulut ağdı düzden yukarı
Bir yanı sırma
Bir yanı pamuk aklığında
Bir yanı billur
Bir bulut ağdı doludizgin
Bir toprak var sürülmüş
Rahat
Sürülmüş kapkara

Çeşitli gazete ve dergilerde çıkan yazılarını topladığı kitaplarından “Zulmün Artsın” adlı kitabında yer alan, 1962 yılında yazdığı “Bugünlerde Bahar İndi” başlıklı yazısında bir andan bahseder Yaşar Kemal.

Hayatın durduğu, her şeyin sustuğu bir andan.

“Denizlerin ermişi boz atlı Hızır, karaların ermişi İlyas… Biri denizden gelir, ötekisi karadan. Karaların, denizlerin ucunda birleşirler. Birleşip el ele tutuştukları an… İşte bu anda doğada ne varsa, işte tam bu anda doğada her şey durur. Denizlerin dalgalanması, rüzgarı durur. Gögün bulutu, yağmur yağıyorsa yağmuru durur. Tomurcukların büyümesi, çiçeklerin açması durur. Topraktan bir filiz başını çıkaracak, öylece durur. Akar sular durur, akmaz olur.”

Bahar4

Hızır ile İlyas birbirinden ayrılıncaya kadar sürer bu an. Sonra bahar gelir. “Tomurcuklar birden patlar, filizler birden toprağı yarar. Bu duruş, bu ölüm doğaya yeni bir hız verir.”

Yaşar Kemal bu ana şahit olanların dileklerinin gerçekleşeceğine dair Anadolu inanışından bahsettiği yazısını şöyle bitirir:

“Anadolunun güzel işleri var. Bu yoksulluk bu çaresizlik içinde bile. Vuruyorlar kendilerini doğanın uyanışına, sevincine…”

Öyle de yapar Yaşar Kemal. Doğanın uyanışı ile insanlığın uyanışını harmanlar eserlerinde. Bahar umudu, çoşkuyu, barışı ve uyanışı simgeler. Umudun adı bahardır, rengi ise pespembe.

Yasar Kemal-Toplu Kitaplar

“Bir Ada Hikâyesi” adlı roman dörtlemesinin ilki olan, Türkiye’den göç eden Rumların hikâyesinin anlatıldığı “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana” kitabının kahramanı Poyraz Musa’nın adaya gelmesiyle umut da beraberinde gelir. Düşleri pespembedir.

“Kır bir ata biniliydi. Başı sonu gözükmeyen düz bir ovada gidiyordu. Ova… ova apaktı, ışık içindeydi. Pespembe, kocaman kocaman açmış çiçekler atın karnına değiyor, gittikçe de uzuyordu. At pembe çiçekleri zorlukla yarıyordu. Işık da bastırıyor, sakırdıyordu. Karşı yüksek dağın tepesinden kopan su köpürerek, gürüldeyerek dağın yamaçlarından uçup ovaya iniyor, pembe çiçeklerin içinde yitip gidiyordu. Birdenbire suyun gümbürtüsü durdu. At şaha kalktı, dağ pespembe oldu. Pembe gölgeler ovanın üstünü örttü.”

Poyraz Musa daha adaya ayak basmadan içimizi bir umut kaplar.

“Karşı dağların ardı aydınlanınca deniz menevişledi. Denizin üstünde çok mor, çok turuncu, çok yeşil, çok sarı, çok kırmızı ışıklar kaynaşmaya başladı. Poyraz Musa, başını kaldırıp karşıya bakınca az ilerdeki adayı gördü, hızını kesti, kayığı durdurdu, ayağa kalktı, kollarını açtı, derin bir soluk aldı, kayık sağa sola hafiften sallanıyordu. Bir tansıkla karşı karşıyaydı. Ada pespembe bir ışığa batmıştı. Pembe ışık denize yansımış inceden dalgalanıyordu.

Bahar3

Mevsim bahardır. Bir ak taşın üstüne oturmuş, pınarın çoşkulu akışından bahar heyecanını izlemektedir Poyraz Musa.

“Pınarın yöresini mor çiçekler açmış püren almıştı. Püren çiçeklerinin kokusu baharın bütün kokularını bastırmış, deniz kıyılarına kadar inmişti. Poyraz Musa erkenden pürenlerin kokusunu süre süre pınara geldi, suyun yanındaki bir ak taşın üstüne oturdu. Düz, yüksek, kırmızı kayalığın dibinden çıkan su kayanın önünde geniş bir havuz oluşturmuştu. Suyun altındaki çakıltaşlarına gün vurmuş, havuzu kaynaşan ipiltilere boğmuştu. Suyun ipiltileri dalga dalga kırmızı kayaya vuruyor, kırmızı ipiltiler püren kokusuna karışıyor, ışık, koku, mor, kırmızı birbirine girmiş durmadan savruluyordu.”

Yaşar Kemal’i baharla anmak istedim. Önümüzdeki bahar hayat yeniden yeniden yeşerirken yüreğimiz umutla dolsun diye… Ne demişti büyük usta?

“Bakışlar erir, ömürler söner, dünya yine yine döner…”

Mehtap AkdenizMehtap Akdeniz
İpekli Mendil Yazanı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s