İyi ki Doğdun Haldun Taner!

Haldun Taner’le tanışmamız eskilere dayanır… Lise yıllarıma…

Edebiyat dersinde her ay okumamız gereken bir kitap olurdu. Hocalar belirlerdi yazarları. Birçok yazarla ve öyküleriyle de bu sayede yollarımız kesişti. Kitapları okurduk, sınıfta tartışırdık, üzerlerine notlar alırdık. Sonrasında sınavda konuştuğumuz yerlerden sorular sorulurdu, soruları cevaplamaya çalışırdık.

Bir Mart günü edebiyat hocamız sınıfa geldi. Masaya oturdu, yoklama defterini imzaladı, sonra çantasından bir kitap çıkardı. “Evet çocuklar, yeni kitabınız bu. Kitaptaki bütün öykülerden sorumlusunuz,” dedi. Kitap çok kalın değildi. Öyküler de sıkıcı değilse, kolayca okunabilirdi.

Kitabın ismi o güne kadar gördüğüm- duyduğum kitap isimlerine hiç benzemiyordu. Kısa, 2 kelimelik isimlere o kadar alışmıştım ki… “Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu.” Zihnimde merak uyandıran bir çekiciliği vardı bu cümlenin. Okul çıkışı gidip hemen aldım kitabı. Okumaya başladım. Karmaşık, akıl bulandıran cümleleri yoktu Taner’in. Yorulmuyordum okurken. Öykülerden öte cümlelerini sevmiştim. Zaten oldum olası bütünün kendisiyle değil, bütünü oluşturan detaylarla ilgilenirim.

Haldun Taner-Sishaneye Yagmur Yagiyordu

Haldun Taner ve cümleleri iyi bir edebiyat sınavı geçirip afilli bir not almamı sağlamıştı. O sıralar yıl sonu ortalaması dışında başka bir şey düşünmeyen benim için güzel bir armağandı bu. Aldığım not, Haldun Taner’in yerini hayatımda pekiştirmek için yeterliydi.

Üniversiteye hazırlık dönemleri… Tanzimat döneminden Milli Mücadele dönemine, Servet-i Fünun edebiyatından destanlara, her türlü edebi kişiliği ve eserlerini ezberlediğim o tuhaf, ama zevkli dönem. Zevkliydi, çünkü edebiyat testi çözmek oyun gibi gelirdi bana. Hele sorularda sevdiğim, okuduğum yazarların isimlerini görürsem değmeyin keyfime! Burada da sık sık karşılaşırdık Taner’le. Şıklarda “On İkiye Bir Var”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Konçinalar” gibi isimleri gördüğüm an cevap Haldun Taner’den başkası olamazdı. Böyle böyle çok puan kazandırdı bana. Kendisine akademik anlamda borçlu bile sayılabilirim.

Üniversite yılları sırasında kitaplığıma yeni isimler eklendi. Arada Taner’in kitaplarıyla bakışırdık. Sonrasında bir yine Mart günü, dışarıda yağmur yağarken aklıma o kitap geldi: “Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu.” Oturdum, başladım yazarın öykülerini tekrar okumaya. Bu kez başka bir gözle bakıyordum sanki öykülere. Her şeyin belli bir zamanı olduğuna inanırım şu hayatta. Her rengin bir mevsimi vardır örneğin, her insan belli bir ayı temsil eder, her kişinin belli bir yazarı vardır onunla örtüşen. Haldun Taner ve cümleleri belki de beni temsil ediyordu. Üstelik Taner’in temsil ettiğini düşündüğüm ay da Mart ayıydı.

Haldun Taner

Bugün 16 Mart. Haldun Taner’in doğum günü. Bahar mevsiminin ilk aylarında dünyaya gözlerini açan yazar, yine bir bahar ayında aramızdan ayrıldı.

Haldun Taner “On İkiye Bir Var” öyküsünde, “Karanlığın içinde şu vapur gibi zamanı yara yara ilerliyoruz. Nereye? Bir zamansızlık ülkesine… Karşıda sahil göründü. Esrarlı ve karanlık. Yaklaştıkça yaklaşıyoruz. Ah şu vapur bir dursa,” der. Sahi, vapur karanlık sahile doğru süratle ilerliyor son günlerde. Vapurun aydınlık sahillere, huzur ve barış dolu günlere yol almasını sabırsızlıkla bekliyorum, arzuluyorum.

Doğum günün kutlu olsun Haldun Taner. Sen ve o anlamlı cümlelerinle iyi ki karşılaşmışız…

Ebru TepelerEbru Tepeler
İpekli Mendil Yazanı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s