Memleket Kokan Yazar, Zülfü Livaneli

İlkokulu bitirdiği o yaz tek hayali babasının alacağı bisiklet ile gezmekti. Babasının ona bisiklet yerine bir saz almasıyla bütün hayatı değişti.

FOTOGRAF:GOKHAN YILMAZ“Düşünüyorum da babam bana o yaz saz yerine, bisiklet ya da bir gitar almış olsaydı hayatım nasıl olurdu?” diyor bir söyleşide Livaneli…

Kim bilir?

Yedi telli bir sazın ahenginden başlayan hayat öyküsü,  20 Haziran 1946’da Konya’da  başlar. Savcı olan babasının görevleri nedeniyle köşe bucak dolaşır. Bir yandan müzik bir yandan yayıncılık yaparken ardı ardına gelen ihtilaller pek çok çağdaşı gibi onun da hayat öyküsünü etkiler. Memleketin dağları, sesleri, kokuları en saf haliyle belleğinde birikip kağıda döküldüğü yıllarda yazdıkları nedeniyle tutuklanır. Bir yıl hapis yatar. Hemen ertesinde ise, onbir yıl sürecek sürgün hayatı başlar. Artık o bir göçmen kuştur. Konup dinleneceği adadan uzakta, topraklarına dönme umuduyla hiç durmadan kanat çırpan, üreten…

İsveç’te kaldığı dönemde eğitimine devam eder. Stockholm Üniversitesi’nde müzik ve felsefe öğrenimi görür. İlk öykü kitabı “Arafat’ta Bir Çocuk”u yazar. Siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupa’ya savurduğu insanların buruk yalnızlığını anlatan kitap, Almanca ve Farsça’ya çevrilir. İsveç ve Alman televizyonları kitabı filme çeker. 

İlk romanı “Engereğin Gözü” yerli-yabancı yazar ve eleştirmenlerden büyük övgüler alır. İspanya ve Yunanistan’da en çok satan kitap olur. Balkan Edebiyat ödülünü almaya hak kazanır. Ayrı başlıklara bölünmüş birbirini takip eden hikayelerden oluşan roman 17. yüzyılda, Topkapı Sarayı’nda geçer. Livaneli’nin bundan sonraki pek çok romanında karşılaşacağımız tarih olgusu, bu romanda da bir nevi dekor olarak kullanılır. İsimler yoktur. Kimden bahsedildiği belirsiz bırakılmıştır. Belirgin olan Osmanlının gerçeküstü görkemli saltanatı ve acımasızlığıdır. 

“Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm” adlı romanında sürgün hayatındaki siyasi mültecileri anlatır. Her biri sıcak ülkelerinden gelen, zamanla birbirine benzetilen mültecileri buz gibi bir coğrafyada buluşturur.

“Stockholm’de beş senedir politik mülteci olarak yaşamakta olan Sami Baran, cinayet tohumunun ilk kez içine düşeceği o Salı akşamından yedi gün önce, karanlık ormanların içinde kıvrıla kıvrıla giden buzlu yolda araba sürmekteydi.”

Zulfu Livaneli-Kardesimin HikayesiBir cinayet planı, kahramanın hayatını etkileyen bir kedi, her yönüyle kendisine yabancı bir coğrafyada yaşamaya çalışan Sami. Livaneli bu kitabı ile “Yunus Nadi Edebiyat Ödülü”nü almaya hak kazanır.

Müzik ve edebiyat üzerine üretmeye devam ederken memleket daima oradadır; notaları, mekanları bir rahiya gibi sararken, kahramanları yaşadıkları onca sıkıntıya ve özlem dolu yıllara rağmen yaşamı bize sevdirir. Çünkü Livaneli’ye göre edebiyat: Yaşamı imbikten süzerek size sevdiren bir büyüdür.”

80’li yılların başında memleketine döner Livaneli. Van Gölü kıyısından Ege kıyılarına sürüklenen üç kahramanın hikayesi anlatan “Mutluluk” romanını yazar.  Uğradığı tecavüz sonrası bir “izbe”ye kapatılan Meryem, onu infaz etmekle görevli amcaoğlu Cemal, Harvard Üniversitesi mezunu bir profesör İrfan’nın hikayesi büyük başarı kazanır. Fransa’da “Ayın Kitabı” seçilir. Barnes&Noble’ın Büyük Yazar Ödülü’nü alır. Beyaz perdeye aktarılır ve Livaneli’nin yaptığı müzikler pek çok film festivalden ödül alarak döner.

Daha önce “Yer Demir, Gök Bakır” ve “Sis” filmleri olan ve ödüller kazanmış olan Livaneli’nin yazdığı “Leyla’nın Evi” romanı ise tiyatroya aktarılır. Leyla’nın Evi romanında Livaneli okuru boğazda bir yalının kapısının önüne getirip bırakıverir.

“Yaşlı kadın ulu bir çınarın altında oturmuş, iki gündür yerinden pek kıpırdamamıştı. Kimbilir kaç asırlık dev ağacın altında, kahverengi deriden yapılmış sert valizinin üstüne tünemiş durumda, öylece bekliyordu. Derisi yer yer yıpranmış valizin köşebentleri, ortasından geçen kalın palaska ve kenarlarını koruyan kabaralar, çok eskilerde kalan bir seyyahlar dönemini hatırlatıyordu.”

Roman yıllardır yaşadığı yalının yeni sahipleri tarafından evinden, memleketinden sürgün edilen Leyla’yı anlatır. Leyla da diğer roman kahramanları gibi bilmediği bir coğrafyaya, Cihangir’e gider. Almanya’da işçi bir ailenin kızı ile gazetecilik yapmaya çalışan bir gencin evine mülteci gibi sığınır.

Zulfu Livaneli-Leylanin Evi

Livaneli ardı ardına edebi eserler verirken bir yandan da yurt içinde ve dışında konserler verir. Nazım Hikmet’in dizelerini milyonlara ezberletir. Türkiye tarihinin en kalabalık konserini veren sanatçı ünvanını 1997 yılında 19 Mayıs’ta Ankara Hipodrom Meydanı’nda verdiği beşyüz bin kişinin izlediği konser ile alır.

Kırk albüm, yüzlerce beste ve film müziği yapan Zülfü Livaneli’nin şarkıları da edebiyatla kol koladır. “Gün Olur” Orhan Veli’nin, “Karlı Kayın Ormanı”Nazım Hikmet’in, “Merhaba” Yaşar Kemal’in, “Yiğidim Aslanım”Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun, “Leylim Ley”Sabahattin Ali’nin, “Yangın Yeri” Ataol Behramoğlu’nun, “Özgürlük” ise ünlü Fransız yazar Paul Eluard’ın şiiridir.

Orhan Kemal Edebiyat Ödülü’nü aldığı “Son Ada” romanı yine bir sürgün hikayesidir. Ütopyadır anlatılan. Ülkenin durumundan sıkılan bir avuç insan huzurla yaşamak için son adaya sığınmışlardır. Emeklilik yıllarını yaşamak için adaya gelen diktatör tanıdık gibidir.  Sembolik bir anlatımla Türkiye gerçeğinin kaleme alındığı roman için Yaşar Kemal, “Zülfü, bu romanıyla büyük kapıdan girmiştir,” der.

“Ezgilerimiz gökyüzünde çığlık çığlığa dönüyor, hayat kurtaracak adasını arıyor ve ne yazık ki o adacıkları teker teker yitiriyoruz. Belleksiz bir toplumun karanlık mankurtluğuna doğru sürükleniyoruz.”

Yorumcu, besteci, yazar, politikacı ve gazeteci olarak Zülfü Livaneli yedi telli sazını eline aldığı günden beri, memleket kokusundan ilham alarak belleksiz bir toplum olmamızı engellemek için cesaretle üretmeye devam ediyor.

Bugün doğum günü, kutlu olsun.

Mehtap AkdenizMehtap Akdeniz
İpekli Mendil Yazarı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s