Yokuşbaşı Mahallesi – Ayşegül Çelik

Ayşegül Çelik’in doğum gününü sevgiyle kutluyorum. Bir süredir aklımda O var. Neler yazmış, şimdi ne yapıyor, okurları yazdıkları hakkında ne düşünüyor. Neden öykü kitapları köşedeki kitapçıda kolaylıkla bulunmuyor?

O sıra aklıma Karyalı Prenses Ada geliyor. Ayşegül Çelik hakkında sıklıkla, “kadim masalların başarılı anlatıcısı” nitelemesine denk gelmiş olmam etkili olabilir.

Yokuşbaşı Mahallesinden yüz yıllardır Bodrum’u seyrediyormuş Prenses Ada. 1989 yılında bir inşaat için temel kazılırken bulunmuş kemikleri ve som altın takıları. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde sergileniyor iskeleti, mücevherleri ve mumyası.

Bodrum-KalePrenses Ada’nın toprağın altından baktığı noktada bugün yan yana dursak, bembeyaz evleri, aralarda kalan nadir boş tepeleri, az ilerde Karaada’yı, daha ileride İstanköy Adasını görürüz. Kalenin surlarına bakar düşünürüz. Kim bilir diğer tepelerin derinlerinde neler var?

M.Ö. 300’lü yıllarda genç yaşında ölen Ada, Bodrum’un sünger avcılarını iyi tanır fakat toprak altından onlara ses edemez. Avcılar, denize açıldıklarında nefeslerinden, seslerinden takip eder onları.

Zordur sünger avlamak. Tehlikelidir. Bu yüzden şehre açılan ilk lokantada garson olarak çalışmaya başlar Yunus. Bulaşık yıkamakla başlar, yavaş yavaş servis derken, deniz mahsullerini pek lezzetli pişirdiği için mutfağa geçer. Yat limanına yakındır lokanta. İşte o sıralar Karyalı Prenses güneşle buluşmuştur artık.

Prenses Ada, şehirdeki uğultuya kulak kabartır. Motor sesleri gelir her yerden. Arada yanık kokusu duyar, yarımadanın bitki örtüsünün yok oluşunu da görür. Tekneler, soğutucular, yüksek sesle dinlenen müzik, dans eden insanlar. Evet, insanlar mutluydu bir zamanlar. Antik tiyatroda konserler olurdu. Herkes giderdi. Herkes birbiriyle tanış olurdu. Konuşurlardı. Farklı dillerde sohbetler koyulaşırdı. Halikarnas Diskoya yakın bir pansiyonda kalıyorduk. Her sabah denize karşı konuşan bir beyefendi vardı. Ara sokaktaki evden bir sandalye çıkartır oturturlardı O’nu. Çay içerdi, karşıya bakar konuşur bir şarkı mırıldanırdı. Onu görmemize, duymamıza engel olacak hiçbir şey yoktu. O, güneşin doğuşu gibiydi. Yol almaktı, hayatı tanımak, ilerlemekti. Prenses Ada, yukardadır, duyar fakat konuşamaz. Zaman zaman sıkışmış hisseder kendini. Oysa Bodrum’un rüzgârı meşhurdur. Denizden karaya, karadan denize eser.

Bodrum-DenizAda 1989 yılında yeryüzüne çıktığında Turgutreis hala tenhaydı. Karşısında Kardak kayalıkları, vahşi lacivert deniz. Tekneyle yüzmeye giderdik, dönüş yolunda teknenin burnu suya batar çıkardı. O günlerin fotoğraflarına baktığımda herkesin kendi aydınlığında ışıldadığını görüyorum. Ada’yı ilk kez görmeye gittiğimde de o ışık hem peşimde hem Ada’nın odasındaydı. Turgutreis şimdilerde ayrı bir şehir gibi. Kardak kayalıkları karşıda. Deniz daha durulmuş, rengi lacivert.

Prenses Ada, açık denizden seslenen insanları duymuş. Toprağın altından duyduğu seslerden farklıymış. Önce müzenin ziyaretçileri sanmış. Lakin onların âdeti değilmiş böyle konuşmak. Genellikle normalden de sessiz oluyorlarmış Ada’nın yanında.

Gece kulağını sese vermiş. Onlarca insanın Bodrum’dan bir yerlere gitmek üzere yola çıktığını anlamış. Konuşulan dili tanımış. Uzak diyarlardan gelen insanlar lacivert denize cesaretle açılmışlar. Karadan uzaklaşmışlar.

Ada, gün doğana kadar dinlemiş. Güneş yükselmiş, hava hızla ısınmaya başlamış, bahçedeki nar ağacının yaprağına bir kelebek takılmış. Müze açılmış, bir çocuğun annesine seslenişiyle irkilmiş Ada. İşte o sırada, tepelerin tepelerin ardında, bir çocuk sahilde kumda yatıyormuş. Prenses Ada’nın, kaledeki odasından ses verdiği günmüş işte o gün.

Betul TekeliBetül Tekeli
İpekli Mendil Yazarı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s