Kurmaca ile Kuramsalın Eşiğinde, Kerem Işık

Kerem Isik2Kerem Işık, günümüzde Türk edebiyat dünyasında nitelikli olmanın neredeyse olmazsa olmaz koşullardan biri sayılan ‘yerellik’ nosyonunun dışında üretimler yapan bir yazar. Toplum Böceği isimli ikinci kitabında öykülerin ana ilham kaynağı, bütün dünyayı sarmış, bize “yüzyılların bilgi birikiminin sonucu” olarak anlatılan sistemlere başkaldırıdan geliyor. Meselesi olan bütün öykülerde sistem eleştirisine rastlamak mümkün. Işık’ın öykülerini farklı kılan nokta ise, bu sistemlerin sebep olduğu duyguları, insanoğlunun alışılagelmiş algılarını bozarak ele alması.

“Ben daha kuramsal şeyler okuyorum ve onların bende uyandırdığı duygular ile yazıyorum.” 1

Günümüzdeki sistemin dikte ettiği çalışma koşullarını ‘zaman’ algısını bozarak ele alan İş Mi Bu ŞiBuMi, kitabın ilk öyküsü. ŞiBuMi kendisine özel bir saat sistemine sahip ‘büyük’ bir şirketin ismidir. Kahramanın gözünden insanların işe alım sürecinden başlayıp nasıl sistemin bir parçası haline geldiği anlatılır. Üç yıl büyük bir elektronik eşya şirketinde çalışan Işık bir röportajında, bu öyküde kendisinden bir parça olduğunu belirtir.1

“Artık ŞiBuMi kol saatimi hiç çıkarmadığım için dış dünyadan bağımsız bir zaman diliminde yaşıyor, acil durum ve toplantı çağrılarının yönlendirdiği bir başka evrende soluk alıp veriyordum. Ne gazete okuyor ne de televizyon izliyordum. Her gün envai çeşit evrak imzaladığımdan üç yıllık sözleşme sürem dolmuş ve ben farkına varmadan beni bir üç yıl süreyle daha ŞiBuMi’ye bağlayan yeni bir sözleşmeye imzamı atmış olabilirdim. Bu esnada yaptığım her görüşme, satın alınmasını sağladığım her firma ŞiBuMi’nin gücüne güç katıyor, avaz avaz tuhaf tekerlemeler söyleyip görünürde hiçbir iş yapmayan ŞiBuMi logolu çalışan ordusu dünyayı ele geçiriyordu.”İş Mi Bu ŞiBuMi

Kerem Isik-Toplum BocegiBir Ergenlik Dönemi Tragedyası ve Afakanus öyküleri de İş Mi Bu ŞiBuMi öyküsü ile aynı kategoriye konabilir. Bütün bu öyküler güçlerini doğru belletilmiş sistemlerin sorgulanmasından alıyor. Bir Ergenlik Dönemi Tragedyası eğitim sistemini didiklerken, Afakanus devlet sisteminin, İş Mi Bu ŞiBuMi da kapitalist düzen ile ortaya çıkan ‘beyaz yakalı’ sınıfın çalışma sisteminin eleştirisini barındırıyor.

“O dönem okuduklarımı, düşündüklerimi bir öyküde kullanabiliyorum ama o kadar çok farklı şey okuyup o kadar çok şey hakkında düşünmeye çalışıyorum ki, bunu da romanın içine yığmaktansa farklı öykülerde kullanabiliyorum.” 2

Işık kitabın genel akışına yön verenin, kitaba ismini de veren, Toplum Böceği öyküsü olduğunu söylüyor. Bu öyküde hayatı sorgulama çerçevesi küçülüyor, sistemden birey ölçeğine iniyor. Gerçek ile baş etme yöntemi olarak kendi değer yargılarını yaratan ve bunları uygulayan bireylerin farklı farklı hikayeleri Kolormatik Tanrı, İnsanlık Hali ve Değişen Bir Şeyler öykülerinde anlatılıyor.

“Çoğu zaman yaptığım gibi pencere kenarındaki televizyon koltuğuna oturmuş, buzdolabı motorundan çıkan hırıltıyı andıran seslerde bir anlam ararken karşı dairenin kapısının açıldığını duyup kapının gözetleme deliğinden bakınca, Avni Bey’in dairesinden kamburlaşmış bedenini güçlükle ayakta tutabildiği halde pazar sepetini çeke çeke merdivene doğru ilerleyen horoz başlı yaşlı bir adam çıktığını gördüm. Bu gayet olağan bir durumdu.” İnsanlık Hali

Kitabın diğer dikkat çeken bir özelliği ise Işık’ın yarattığı dil oyunları. Ve Diyor ki, Bir Velinin Güncesi ve Çirkin ile Teknikolor Anı öyküleri, içlerine serpiştirilmiş sessel çağrışımlar ile öne çıkıyor. Bütün düzenleri sorgulama halinin dil sistemine yansıması şeklinde düşünebileceğimiz bu oyunlar, kitabın genel havasına da uyum sağlıyor.

“Yürürken ilkokul duvarına çarptım. Körebe misin nesin, dedi sınıf öğretmeni. Hayır, dedim, ben Yontma Baş. İçim yandı gülünce onlar. Dedim ki siz bana gülerseniz ben hiç bulamam kendimi ve fakat upuzun bir vazgeçiştir hayat.” Ve Diyor ki

Zaman zaman süreklilik açısından okuyucu zorlayıcı paragraflar barındırsa da, farklı arayışlar içinde olanlar için hazine sayılabilecek bir kitap Toplum Böceği. Kitabın 2012 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü’ne layık görüldüğünü de belirtmeden geçmemek gerek. Doğum gününüz kutlu olsun Kerem Bey, nice yıllara.

“Toplumsal konulara bir eğilim ve yönelme var tabii ki ama benim yazdıklarım genelde kavramsal durumlar ya da şeyler oluyor diyebilirim. Herhangi bir konuya ya da bir şeye takıyorum, takılıyorum; öyle yazıyorum. Mesela Toplum Böceği’nde yer alan öyküleri yazdığımda, şöyle bir şey(ler)e takıntılı olmaya başlamıştım; psikoloji, insanların birbirleriyle olan ilişkileri, toplum içindeki bireyler birbirini nasıl etkiler, -işte sosyal psikoloji türünden şeyler- bunlara ilgimi yoğunlaştırmıştım. Bunlara karar verdikten sonra da yazmaya başlarım.” 1

Sinem CerrahSinem Cerrah
İpekli Mendil Yazarı

1http://www.edebiyathaber.net/kerem-isikla-soylesi-hasbelkader-oykuculuk/
2http://altzine.net/index.php/altyorum/299-25-haldun-taner-oeykue-oeduelue-nue-kazanan-kerem-is-k-la-soeylesi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s