Feridun Andaç, Bir Güz Güneşi Gibi…

Feridun Andac-Bir Guz Gunesi GibiBir Güz Güneşi Gibi, Feridun Andaç’ın Yazınsal Tanıklıklar/Portreler/Kimlikler başlığıyla çıkan yeni kitabı. İçinde şairler, yazarlar var. Edebiyata gönlü düşmüş okurlarını şaşırtacak, fazlasıyla memnun edecek ve verdiği bilgilerle elden bırakılmayacak bir okuma öğrenme kitabı sunuyor Andaç.

Yazarların birbiriyle olan iletişimi, yazdıkları kadar ilgimi çeker. Bu yüzden bu kitap benim çok kıymetli. Okuduğum bir öyküsüyle, nefessiz kalacak kadar heyecan duyduğum bir yazarın gündelik olanla ilişkisi, kendini anlatması için sorulan bir soruya verdiği samimi yanıt, yazarı ete kemiğe büründürmeme yardımcı olur. Merak dolu yolculuğumda somut adımlar atmaya başlar ve hiç görmediğim o yazara gerçeklik açısıyla temas ederim. Yaşım nedeniyle şimdi hayranı olduğum birçok yazarın canlı söyleşisine denk gelemedim. Anı kitapları, yazarların tanıklıkları bu anlamda bulunmaz bir fırsat benim gibiler için. Dilerim zamanda yapacağınız bu yolculuk sizi de benim gibi yazarların evinde sohbete, anılara, dönemin edebiyat ve yayıncılık dünyasına ışınlar.

Bugün Feridun Andaç’ın doğum günü. Olması gereken bizim ona bir hediye vermemizdi ancak bu kitapla hediyeyi bu kez o verdi. Zincirin ikinci bir halkası daha olacağının müjdesini de vereyim. Sabırsızlıkla beklediğimi de bilin isterim.

Şimdi gelin Bir Güz Güneşi Gibi kitabındaki İpekli Mendil’de öykülerinden maddeler ürettiğimiz yazarlarımızdan derlediğim alıntılara göz atalım:

Ne güzel ne güzel baharı getirdiniz bu kokularla: Feridun Bey elinde sümbüllerle kapısını çalınca bu sözlerle karşılamış onu Peride Celal. Kitapta çok güzel bir sohbete yer vermiş Andaç. Beni en çok etkileyen yeri ise Peride Celal’in Nazım Hikmet’le ilgili anlattıkları:
“Nâzım hapisten çıktığında altı ay süresince hep görüştük. Moda’da oturuyorduk. Memet yeni doğmuştu. Bir gün, çocuk arabasıyla Memet’i alıp gelmişlerdi. Çıkıp yürüdük. Bir ayakkabı boyacısı yanaştı, ille de ayakkabı boyayacak. Nâzım, durup boyattı ayakkabılarını. Şüpheyle bakıyordum adama. Nâzım alışmıştı artık. Onun sivil polis olduğunu biliyordu.(…) Münevver son ana kadar umutla bekledi. Hep kavuşmayı, üçü bir arada kavuşmayı hayal etti… Ama aradan geçen 7-8 yıl Nâzım’ı uzaklaştırmıştı… Şairler öyledir… Aşk hayatları inişli çıkışlıdır.”

Necip Fazıl’dan sonra Ahmet Haşim uzun süre yer aldı hayatımda. Hakkımı helal etmem ona: Bu sözler Necati Cumalı’ya ait. Bu satırları okurken heyecanla Neden diye sordum. Feridun Andaç da sormuş:
“İlk gençlik aşklarımda cesaretsizliğimin sebebidir o. Kızlar ilgilenirlerdi benimle, sevimliydim ama arada Haşim vardı. Haşim’de karamsarlık vardır, bir genci etkilediğinde kötü yönde etkiler, olumsuz etkiler. Bende böyle oldu.”
Zamanın kızları, şairlerden etkilenerek karamsar olan naif adamları üzmüşler. Bu dialogu okuyunca Necati Cumalı’yı ayrı bir yere koyuyor kalbim.

Kendimi Akdenizli bir anlatıcı olarak görürüm: Bu sözler Yaşar Kemal’e ait. Feridun Andaç Yaşar Kemal’e anlatısının “Anakara”sı olan Anadolu’nun işaretleri, imgeleri, doğasal görünümü yaratmadaki bütünlüğünün neresindedir, diye sorar. Yaşar Kemal kendini Akdenizli bir anlatıcı olara görmesine şu cümleleri de ekler:
Kendine özgü bir dünya kurar romancı, bunu da yaşamdan ve gelenekten beslenerek yapar.”
Yaşam ve gelenekler gerçek gözlemevimiz olabilir mi…

Feridun Andac-Yasar Kemal

Yaşar Kemal, Feridun Andaç

Şu ileride duran kişi Bilge Karasu mu, yok canım Vüs’at O. Bener o: Feridun Andaç katıldığı bir kokteylde Bilge Karasu sanıp yanına gittiği kişinin Vüs’at O Bener olmasına çok şaşırır ve bu şaşkınlığını gizleyemez.
Vüs’at O. Bener, “Azizim bu sık sık yapılır bana. Feleğin değil, Bilge’nin bir oyunudur,” der.

Her yazdığım, öykünün ne olabileceği üzerine bir arama çabası, demiş Bilge Karasu: Bilge Karasu böyle bir cümle kurarken öykü yazdım cümlesini nasıl da rahat kurabiliyoruz bazen. Öykü yazılmaz, yazmayı deneriz en fazla diyebilir miyiz, deriz.
Füsun Akatlı ise Bilge Karasu için, “Penceresinin perdesi hep kapalı,” demiş.
Mario Levi bir bilgi eklemiş Karasu’yu ziyarete giderken, “Tanımadığı, randevu vermediği kimseye kapısını açmaz.”

Sarı kasımpatılar Leyla Erbil için: “Çiçeğe çiçek gerekmez, ama…” diyerek sunar Feridun Andaç Leyla Erbil’e sarı kasımpatıları. Sonra Cüce ile ilgili koyu bir sohbete koyulurlar.
Ne bir roman, ne de bir öykü bu, hatta ‘anlatı’ sözü de karşılamıyor tam olarak, der Andaç Cüce için.
Evet evet, bunu ben de düşündüm. Hatta bir dostum, okuduktan sonra bu bir ‘kök roman’ demişti… Sanki bana da doğru bir tanım gibi gelmişti bu…’’
Kök Roman nedir, nasıl olur diye düşüneceğimize Cüce’yi tekrar okuyalım mı?

Ahmet Mekin’in Tarık Dursun K. için film şirketi kurduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Tarık Dursun K. senaryolar yazar ama gönlü film yönetmektedir. Ahmet Mekin bu durumu Andaç’a şu sözlerle anlatır: “Bunu o kadar çok istiyordu ki, salt onun için film şirketi kurdum. Ama tutunamadı, onun asıl işi yazmaktı…”
Tarık Dursun K.’nın şu sözleri ise genç yazarlar için ders niteliğinde: “Önce adın için çalışacaksın, sürekli yaz, ama her konuda, sonra kendi yolunu çizeceksindir, dergilerden hiç kopma…”

Erdal Öz; Bir Okul Gibi: “‘Patron yayıncı/yazar’ sözüne çok kızardı. ‘Ben burada işçiyim,’ derdi ‘alacak teliflerim var,’ diye de eklerdi. Bir gün çalışanlardan Murat, bir deste parayla girmişti odasına. Ona ‘Getir, yaşasın, Tanrı ne muradın varsa versin,’ diyerek; elindeki desteyi önündeki ‘bakkal defteri’ni açıp kaydedip arasına koyduktan bir süre sonra da; muhasebeden Sevcan’ı çağırarak ona verip, ‘Arkadaşların ödemelerini yap, bana da az bir şey verirsen ne âlâ,’ demesini unutamam.” 

Sulhi Dölek’i yazıya götüren duygunun ivmesi Başka Yazarlar: Ve bu duyguyu şöyle açıklar Sulhi Dölek;
“Kendi kelimelerimin atmosferi içinde kaybolmanın, her gün bir iki saatliğine adeta bir başka hayata geçmenin, gizli bir kimliğe bürünmenin zevkini keşfettim!..”

O gizli kimliğe bürünmenin tadını azıcık bile olsa alabilen dostlara, okudukları öykülerin kahramanı olanlara selam olsun…

Eda YavasEda Yavaş
İpekli Mendil Yazarı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s