Yazmak – Necip Tosun

konyaYAZMAK: “Yazarak her şeyi geri getirdiğini, zamanın nefesini, kokusunu harflere şifrelediğini görüyor, yazıyor, yazıyordu. Yazarken her şey canlanıyor, çoğalıyor, genişliyordu. Bu yüzden hiçbir ayrıntıyı atlamıyor, leylak kokusunu, çorba buğusunu her şeyi, her şeyi mektuba geçiriyordu. O vakit anılar bir bir geri geliyordu. İlk kez yazının gücünün ayrımına varıyor, kanunlardan, tüzüklerden farklı bir işlevi olduğunu görüyordu. İlişkinin ne kadar eksik kalmış olduğunu, konuşulmamış pek çok cümlenin varlığını hayretle keşfediyordu. Bir sahneyi kurduğunda, mesela bir akşam yemeğinde, bir sokak yürüyüşünde, konuşmalar da kendiliğinden kağıda üşüşüyor, engel olamıyor, olmak istemiyordu. Yazarak bir yaşamı yeniden kurduğunu şaşkınlıkla fark etmişti. Ne kadar çok boşluk vardı. Sanki hiç yaşanmamış, hiç konuşulmamıştı. O zaman konuşturmadığı herkesi şimdi kendi konuşturmak zorundaydı. Yok olmuş bir hayatı cümle cümle yeniden kuruyordu. Kağıda dökülen sesler odada yankılanıyor, mektup, yazı atlanmış, kaçırılmış bir hayatın tüm eksikliklerini tamamlıyordu.” Mürekkep Lekesi, Necip Tosun

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s