Muzaffer Buyrukçu

1 Şubat 1930 tarihinde doğan Muzaffer Buyrukçu aynı zamanda en hüzünlü aşk hikayelerinden birinin kahramanı da olmuştur. İki kadının arasında geçen hayatı, 26 Ağustos 2006 tarihinde, İstanbul’un eski gecekondu semtlerinden birindeki evinde sona ermiştir. Yaşadıklarından olsa gerek, Buyrukçu’nun öyküleri, zor hayatın öyküleridir.

Muzaffer Buyrukcu-Ara GulerBuyrukçu’nun öyküleri somut olay ve durumların öyküsüdür. Öykülerinde asıl yapmak istediğinin “Yaşam kadar” eşsiz, sıcak, güzel, verimli, zengin, doğurgan, saygın, kutsal, kudretli, soylu, yüce, coşkulu, deli, çılgın “verimlerin üzerine ölümsüz yapılar oturtmak…” olduğunu söyler. Yazarın öyküleri olay merkezli öykülerdir ve ayrıntılara önem verilir. “Öz biçimi yaratır, çünkü olanağı çoktur ve yapısı elverişlidir ama biçim özü yaratmaz, öyle bir güce sahip değildir. İşte özle biçimin birbirlerine ulandıkları, birbirlerinden ayrıldıkları; yoğunlaşıp, gevşedikleri noktalarda beliren boşlukları doldururken sanat estetiğini kendisiyle kaynaştırıp işlev alanına salan ve öyküye can katan ‘ayrıntı’dır. Çağrışımları, izlenimleri, anımsamaları, zihinlerdeki uyanmaları o yönetir, bu yüzden çok önemlidir, bu yüzden ayrıntısız bir öykü, ayrıntısız bir roman düşünemiyorum,” der Adam Öykü’nün altıncı sayısında. Böylece Buyrukçu‘nun öykülerinde ayrıntı özü yoğunlaştırırken, biçimi de etkileyen bir unsura dönüşür.

1962 yılında Bulanık Resimler kitabıyla Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazanır yazar. Kitapta bir odanın içinde yan yana çalışan memurların bir günü anlatılır. Durmadan birbirleriyle konuşan, konuşmadıklarında da birbirleri ile ilgili hayaller kuran bu insanlar, tıpkı gerçek hayattaki gibi, içlerinden geçenleri birbirlerinin yüzlerine söyleyemezler. Yaşamın bir kısa günü, hikayeler bütününe dönüşür.

Buyrukçu bol ödüllü bir yazar. 1968 yılında Kavga kitabıyla Sait Faik Hikaye Armağanı’nı, Yüzün Yarısı Gece ile de Haldun Taner Öykü Ödülü’nü ve Yunus Nadi Öykü Armağanı’nı alır. Yazarın Erdem Buyrukçu gibi bir oğlu olduğu için biz okuyucuları çok şanslıyız. Erdem Buyrukçu, kendi blogunda zengin bir “Buyrukçu” arşivini gözler önüne seriyor. Yazarı bu sayede, kuşaklar boyunca, tekrar tekrar keşfedeceğiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s