Muharrem Erbey -Yazarların Günlük Ritüelleri

Muharrem Erbey, bizi kırmadı ve “Yazma Ritüelleri” üzerine sorularımıza cevap verdi. Kendisine bir kez daha teşekkür eder, herkese keyifli okumalar dileriz.

img_3810Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız?

Gündüzleri avukatlık mesleğimi icra ediyorum. Akşamları eve gittiğimde kendimi çalışma odama atıyorum. Kitapların arasında olmak bana huzur veriyor. Okumalarımı yapıyorum. Yazmak isteği uyandığında sık sık notlar alıyorum. Şu anda yazdığım roman ile okumalar ve notlar alıyor. Bunları romanın bölümlerine yediriyorum. Genellikle akşam başlayıp gece geç saatlere kadar çalışıyorum.

Çalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir?

Çalışmaya başlamadan önce kendimi motive edecek müzikler seçer, mutlaka müzik dinlerim. Klasik müzik tercihimdir. Kahve, bitki çayı bazen de şarap içerim. Masamı düzenler, ışığı ayarlar ve daha sonra da çalışma odamda yürüyüşler yaparım. Sonra oturur ve yazmaya başlarım. Zamanı bazen unuturum. Yorulunca kalkıp mutfağa gider kahvemi tazelerim.

Müzik dinleyerek çalışabilir misiniz? En çok ne dinlersiniz?

Evet, müzik olmazsa olmazımdır. Klasik müzik dinlerim. Son yıllarda Radyo Voyage dinliyorum. Klasik etnik müzikler tercihimdir.  Fakat Vassilis Saleas & Mikis Theodorakis – Litany adlı çalışması benim nerdeyse her gece dinlediğim çalışmadır. Bazen de Kürtçe dengbejler dinlerim. Yakalamak istediğim duyguları etnik parçalarda ve Kürtçe şarkılarda bulurum. Ben bir ritim yakalama peşindeyim. Ritmi müzikte yakaladığım anlar çoktur.

Çalışmaya kâğıt kalemle mi başlarsınız yoksa bilgisayarda mı yazıyorsunuz?

Okumalar sırasında notlarımı kâğıt kalemle alırım. Fakat öykü, romanımı bilgisayarda yazar, düzeltirim. Notlarım birikir daha sonra onları ilgili yere yazar kağıtları yırtarım.

muharrem-erbey-kayip-secereİlham gerçekte var mı? Varsa sizinki nasıl geliyor?

Gerçekten ilham vardır. Ben şehir dışına çıkıp otelde birkaç gün yalnız geçirdiğimde ilhamın geldiğini hissediyorum. Veya akşam işten gelip birkaç saat uyuyup uyandığımda kendimi çok iyi hissediyor, sabaha kadar yazma isteğiyle dolup taşıyorum. Yalnız olduğumda, insanlarla az iletişim kurup az temasa geçtiğimde oldukça motive oluyorum, kelimeler havada uçuşuyor. Yalnızlaşmadan çoğalmak imkânsız. Günlük hayatın gailesi ve hayhuyu içinde çoğalmak imkânsız. Yazmak yeni hayatlar üretmek demektir. Yeni hayat, sokaklar, atmosfer, karakterler, acılar, çatışmalar kalabalık ve insanlarla sık temas ettiğiniz ortamda çok da mümkün değildir.

Bir fikrin iyi olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Yılların deneyimi diyelim. Fikir hayata, insana dair mi? Çarpıcı mı? Etkisi ne olur? Gerçekliği kadar imkansızlığı var mı? Hayatımızda yer edinir mi? Bu fikir edebi metinle kurguyla birleştiğinde okura bir şeyler verir mi? Fikir nasıl bir hikâye ile harmanlayacağın önemli. Yıpranmış ve sıradan da olsa iyi anlatılmış bildik fikirler de edebi ürüne dönüşebilir.

Dönüp dönüp okuduğunuz şairler yazarlar kimler?

Marquez, James Joyce, William Faulkner, Marcel Proust, Orhan Pamuk, Sema Kaygusuz, Aslı Erdoğan, Murat Özyaşar, Şener Özmen, Birhan Keskin, Binbir Gece Masalları, Bilge Karasu.

En sevdiğiniz öykü/öyküler/öykücüler hangisi?

Sabahattin Ali, Füruzan, Leylâ Erbil. Adnan Binyazar, Murat Özyaşar, Mustafa Orman, Bora Abdo, Aslı Erdoğan, Edgar Allan Poe , W. Saroyan, Anton Çehov.

Şu an ne okuyorsunuz?

Elimde olan tarihi roman için, tarihi kitaplar ve romanlar. Şeyh Galip. Feridun Atar. Şirazi. Değişik yayınevlerinden çıkan Seyyahların kitaplarını okuyorum.

img_3811Muharrem ERBEY

1969’da Diyarbakır’da Sur içinde doğdu. İlk öyküsü 1981’de çocuk dergisi Furi’de yayınlandı. Daha sonra resim yaptı. 1998’de Varlık Dergisinin 30 yaş altı öykü yarışmasında Kayıp Şecere adlı dosyası 130 dosya arasından ilk 10 dosya arasına girdi. Yaşar Kemal 2016 öykü seçkisi dahil çok sayıda seçkide öyküsü yayınlandı. Furi, Perpsektif, Çorba, Hazan, Ütopya, Festival Gazetesi, Aksan, Flu, İmge Öyküler, Expres, Virgül, Notos, Radikal İki, BBC’de, İngiltere, Amerika, Norveç, Fransa’da, Küba’da, İsveç’te Demokrasi, İnsan hakları, Kürt sorunu ve çözüm modelleri, göç- sosyo ekonomik sorunlarla ile ilgili 100’den fazla makalesi yayınlandı, Ülkede gündem gazetesinde 2003-2004 yıllarında Toplum Yaşam köşesinde yazdı.   Diyarbakır’da serbest avukatlık yapar. Evli ve iki çocukludur. Kasım 2004 yılında Bajar yayınevinden “Yitik Şecere” adlı öykü kitabı çıktı.  Eylül 2006’da “Kayıp Şecere” adlı öykü kitabı Agora Kitaplığından çıktı. 2006’da Türkçe-Kürtçe öykülerden oluşan 1.Barış Hikâyeleri Seçkisi kitabı yayınlandı.

ÖDÜLLERİ:

  • 1998 Ankara Barosu Öykü Ödülü
  • 2003 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülü
  • 2012 Uluslararası 12.Ludovic Trarieux İnsan Hakları Ödülü

(Bu ödülü ilk defa alan Nelson Mandela, 12.cisini ilk kez bir Kürt Avukat alıyor, hukuk dünyasının Nobeli sayılan oldukça prestijli bir ödüldür)

  • Mart 2014 Norveç PEN’in Uluslararası Düşünce Ve İfade Özgürlüğü ödülü
  • Kasım 2014- İsveç PEN’in Tucholsky Priset Ödülü (Daha önce Salman Rushdie, Teslime Nesrin, Şêrko Bêkes, Selim Berekat aldı)
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s