Attilâ Şenkon – Yazarların Günlük Ritüelleri

Yazıyla geçen bir gününüzü nasıl programlarsınız?

Yazma eylemimi, klavyemin üzerine yerleşip kendini sevdirmeden asla kalkmayan bir kediye benzetiyorum. Gönlü olana dek, gündelik yaşama ilişkin geri kalan her şeyi ikinci plana ittiren, erteleten, ihmal ettiren, hatta unutturan bir yapısı var. Bu yüzden, yaptığım bütün işlerde son derece planlı olmama karşın, yazıya söz geçiremem. Yani yazıyla geçen günümü ben programlamam, beni yöneten yazının kendisidir.

Attila Senkon

         Fotoğraf: Neslihan Karayakaylar Tamyaman

Çalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir?

Bu tür alışkanlıklarım, lükslerim, özel beklentilerim yok. Her yerde, her koşulda yazabilirim. Yeter ki kâğıt ve kalemim olsun.

Müzik dinleyerek çalışabilir misiniz? En çok ne dinlersiniz?

Yazarken müzik dinlemem. Ama çalışma öncesi ve sonrası Nilüfer’den birkaç şarkı dinlemeyi çok severim. Onun sesi içimi açar, ruhumu arındırır, iyi gelir bana.

Çalışmaya kâğıt kalemle mi başlarsınız yoksa bilgisayarda mı yazıyorsunuz?Attila Senkon1

Çantamdan eksik etmediğim küçük bir deftere kalemle notlar alır, öykü ya da romanın kabasını öyle yazarım. Bu süreçte oldukça okunaklı olan el yazım, düşüncemin hızına yetişebilmek için bir kalp elektrosunun zikzaklarla dolu çıktısına dönüşür. Belli bir olgunluğa erişen bölümleri ise bilgisayara aktarır, son  düzeltmeleri orada yaparım.

İlham gerçekte var mı? Varsa sizinki nasıl geliyor?

Esin perisinin varlığına inanırım. Benimki en olmadık yer ve zamanlarda gelip bulur beni. Beş yıl önceydi. Kitap fuarı için gittiğim İstanbul’da Cumartesi Anneleri’nin buluşmasını izlerken gözüm yaşlı bir kadının parmağına bağladığı ipe takılmış; bu görüntü bana, kare bulmacalarda sık sık karşıma çıkan ‘bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan ip’ sorusunun yanıtını çağrıştırmıştı. Gözaltında göz göre göre kaybedilmiş oğlunun hesabını soran yaşlı anneye Retime adını verdim. Birlikte Ülmen’i aramaya koyulduk. Mayısta İletişim Yayınları’ndan çıkacak olan ağıt-romanım TELEF, Galatasaray Lisesi’nin önünde işte böyle başladı.

Attila Senkon2Bir fikrin iyi olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Beni asla yanıltmayan içsesime güvenirim. Son günlerde bu ses, TELEF’i yazmanın hayatta yaptığım en iyi şeylerden biri olduğunu fısıldıyor kulağıma.

Dönüp dönüp okuduğunuz şairler yazarlar kimler?

Murathan Mungan, Füruzan ve Jose Saramago.


En sevdiğiniz öykü/öyküler/öykücüler hangisi?

Parasız Yatılı (Füruzan), Geyikler, Annem ve Almanya (Nursel Duruel), Kâğıttan Kaplanlar Masalı (Murathan Mungan)

Şu an ne okuyorsunuz?

Latife Tekin’in bütün romanlarını yayımlanış sırasına göre yeniden okuyorum. 4 Nisan 2017

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s