Behçet Çelik – Yazarların Günlük Ritüelleri

Behcet Celik1

Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız?

Programlamayı esas olarak yazıyla geçirmediğim günlerde yapmam gerekiyor. Hafta içi günlerde ancak akşamları yazabiliyorum; şunu fark ettim, akşam vakitlice çalışmaya oturmazsam, diyelim saat onu, on biri bulmuşsa, “Bu saatten sonra çalışılmaz,” deyip kaytarmaya eğilimliyim. Çalışmaya başladıktan sonra hayli geç saatlere kadar sürdürebiliyor olsam da, böyle bir alışkanlık edindim. Bu yüzden akşamında çalışmayı planladığım (ya da yetiştirmem gereken bir yazı varsa “planlamak zorunda kaldığım”) günlerde işten eve daha vakitlice gelmeyi, yemek faslını uzatmamayı yeğlerim.

Ne var ki yazı işi, plana programa çok gelmiyor. Eve erken gelmiş, masanın başına benim için hayli uygun bir saatte geçmiş de olsam, bu, mutlaka çalışabileceğim anlamına gelmiyor. Bu nedenle planlamayıp dağınık bırakmayı yeğliyorum. Özellikle öykü ya da roman üzerinde çalışıyorsam plan yapmanın çok faydası olmadığını, bunun hayli beyhude bir uğraş olduğunu yıllar içinde öğrendim. Buna bulduğum çareyse şu: o gün yeni bir şeyler yazamayacağımı, elimdeki metni ilerletemeyeceğimi sezmişsem, önceki günlerde yazdıklarımı yeniden okuma, didikleme, düzeltme yoluna gidiyorum. Şunu da fark ettim, içimden bir şeyler yazmak gelmediğinde önceki günlerde yazdıklarımı beğenme konusunda da daha nekes oluyorum. Bu da fena bir şey değil.

Yazmayı tamamladığımı düşündüğüm bir kitabın sonraki okumaları, düzeltme, çekidüzen verme uğraşları bu anlamda planlı programlı yapabildiğimi iddia edebildiğim tek çalışma sanırım. Heyecanla beklerim bunu yapacağım günleri. Çıkışları alırım önüme, kurşun kalemle çize düzelte okurum. Bu aşamaya geldiğim o kutlu günlerde mümkünse sabahtan çalışmaya başlamaya niyetlenirim. Gene yaptığım plana çok uymam, uyamam, ama başka zamanlara göre nispeten daha programlıyımdır.

Behçet ÇelikÇalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir?

Yalnız olmayı yeğlerim. Kalabalıkta, televizyonun sesi açıkken, zorda kalmamışsam, pek çalışamam, hatta kitap bile okuyamam. Ritüel dendiğinde neredeyse hiç sektirmeden hemen her seferinde yapılanları anlıyorum, bu anlamda ritüellerim yok sanırım. Bazen müzik dinlerim, bazen dinlemem; kimi gün üst üste çay, kahve içerken kimi gün aklıma bile gelmez.

Müzik dinleyerek çalışabilir misiniz? En çok ne dinlersiniz?

Çalışabilirim, ama bazı günler bu sırada çalan müziği duyuyor olsam da dinlediğimi söyleyemem. Diyelim, bildiğim, sevdiğim bir albümü açıyorum, ama çalışırken bazı şarkıların geçtiğini sonradan fark ettiğim oluyor. Sanırım müzik bir tür odaklanma işine yarıyor, mümkün olduğunca zihnimin dağılmasına engel oluyor. Kuşkusuz, bazen de müzik odakta oluyor ve çalışmanın önüne geçiyor. En çok şu tarz müziği dinlerim diyemiyorum, çünkü o sıralarda çalışmadığım zamanlarda da sıkça dinlediğim müzikler neyse, çalışırken de gene onları dinlerim.

Çalışmaya kâğıt kalemle mi başlarsınız yoksa bilgisayarda mı yazıyorsunuz?

Kalemle yazmayı çok severim, ama epeydir, on seneyi geçiyor, bilgisayarda yazıyorum. Seyrek olarak bir deftere ya da elimin altındaki kitabın sayfa kenarlarına not alıyorum, ama daha çok aklıma not ediyor (ettiğimi sanıyor), sonra da unutuyorum. Bazen yürüyüş yaparken ya da uykum kaçtığında o sıralarda çalıştığım metni düşünmeye başlıyorum ama bir zaman sonra fark ediyorum ki bambaşka yerlere kaymış zihnim. Metinlerin yazarken, yazdıkça ilerlemesi, yazdığım önceki satırların, sayfaların peşi sıra gelenleri belirlemesi, çağırması bana daha doğal geliyor. Belki bunun nedeni olay ağırlıklı yazmıyor olmam. Yazının başında değilken, cümleleri peş peşe sıralama imkânı yokken daha çok olayların akışı, birbirini izleyişi hakkında akıl yürütülebilirmiş gibi geliyor bana. Yabancı filmlerde aklına bir şeyler geldiğinde ses kayıt cihazını çıkarıp kaydeden yazarlar olur hani, imrenirim onlara, ama bir gün olsun yapmış değilim bunu, yapabileceğimi de sanmıyorum.

İlham gerçekte var mı? Varsa sizinki nasıl geliyor?

İlham, bakış açısıyla, kişinin yoğunlaşması, odaklanmasıyla ilgili bir şey sanırım. Bazı dönemler gün içerisinde karşıma çıkan çok daha fazla şeyde bir hikâye saklıymış gibi gelir bana; bu, öyküyle, yazmakla daha haşir neşir olduğum, zihnimin bunlarla daha meşgul olduğu zamanlara rastlıyor. Epeydir bir şeyler yazmamışsam, çok seyrek olarak aklıma yazmakla ilgili yeni bir fikir geliyor. Çalışmak, odaklanmak, ilginin yüksekliği ilhamı diri tutuyor olmalı.

Behcet CelikBir fikrin iyi olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Yazarak. Bazen de yazamadığımda elbette. Cümleler birbirini bulmuyor, izlemiyorsa o fikir muhtemelen iyi değildir, ya da yazılma zamanı o an değil başka zamandır. Bir fikrin iyi olup olmadığını anlamakta zaman da çok büyük bir yardımcıdır. Yazdıktan epey sonra, metnin sıcaklığı, fikrin heyecanı geçip gittikten sonra yazdıklarıma bakıp da, “Bu ne kötü bir fikirmiş,” dediğim çoktur.

Dönüp dönüp okuduğunuz şairler yazarlar kimler?

O kadar çok yeni kitap yayımlanıyor ve zamanında yayımlanmış ve okumadığım o kadar çok kitap var ki dönüp dönüp okumalarım çok azaldı son yıllarda. Şiir hariç. Edip Cansever, Oktay Rifat, Behçet Necatigil, Nâzım Hikmet gibi şairlerin kitaplarını sıklıkla elime alır içlerinden bazı şiirleri yeniden, yeniden okurum. Düzyazıda bu çok seyrek olur. Belki Sait Faik tek istisnasıdır; bir de canım bazen Refik Halid’in düzyazılarından bir şeyler okumak çeker.

En sevdiğiniz öykü/öyküler/öykücüler hangisi?

Hep saydığım isimler var buna benzer sorular sorulduğunda: Memduh Şevket Esendal, Sait Faik, William Saroyan, Çehov, Raymond Carver, Selçuk Baran, Vüs’at O. Bener, Flannery O’Connor.

Şu an ne okuyorsunuz?

En son George Orwell’in Papazın Kızı romanıyla Saroyan’ın Aram Derler Adıma’sını yeni çevirisinden okudum. Elimde şu sıralarda Orhan Koçak’ın Tehlikeli Dönüşleri var.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s