Menekşe Toprak – Yazarların Günlük Ritüelleri

menekse toprakYazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız?

Her zaman bir plan program yaptığımı söyleyemem. Yapsam da buna uyamayabiliyorum çünkü. Ama boş kaldığım, yalnız olduğum, yalnız kalmak için özellikle yaratmaya çalıştığım her anın yazıyla geçirmeye odaklı olduğunu söyleyebilirim. Odaklı diyorum çünkü yazıya ayırdığım vakitler her zaman çok verimli geçmeyebiliyor. Ama üzerinde çalıştığım bir metin varsa, araya giren radyoculuk işim, bazen çeviri, günlük hayatın hayhuyu hep bir engel olarak görünür gözüme. Neyse ki sekiz saatlik mesaiyi gerektiren bir işim yok, bu yüzden bazen günlerce yazıya hiç giremesem de bazen de günlerce sadece metinlerime odaklanabiliyorum. Gece yarıları en verimli olduğum saatlerdir ya da uykumu almışsam, sabahın erken saatleri de mucize gibi gelir bana. Ev ıssız ve dünya alacakaranlıktayken zihnim ve dilim açılıyor sanki. Ama hayli ilerlemiş bir metin varsa elimde, diyelim ki roman yazıyorsam -ki bugünlerde yine böyle bir dönemdeyim,- günlerce, evden çıkmadan sadece elimdeki metne odaklanabiliyorum. Keşke başka hiçbir iş olmasa da zamanımı sadece yazıyla geçirebilsem dediğim anlarım çok oluyor.

Çalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir?

Sessizlik, yalnızlık ve sigara. Ben kendi köşemde çalışırken yan odada birilerinin ne yaptığımı merak etmemesi, beni bekliyor olmaması gerekiyor. Yani özel bir çalışma köşemin olması yetmiyor, yan odaların huzursuzluğu da etkileyebiliyor beni.  Bir de masamda sözlükler, -gerçi internet ortamındaki TDK sözlüğü de bu işlevi görüyor artık-  tıkandığımda ufkumu açacağına inandığım için hemen ulaşabileceğim kitaplar, yani kütüphanem olmalı. Ama hem Berlin hem de İstanbul’da yaşayıp yazdığım için Berlin’deki bir kitabı İstanbul’da, İstanbul’dakini Berlin’de aramalarım gittikçe çoğalmaya başladı son zamanlarda. Bu yüzden bazı kitaplar ya benimle gidip geliyor ya da her ikilenmiş oluyor.

Müzik dinleyerek çalışabilir misiniz? En çok ne dinlersiniz?

Müziği ne yazarken ne de okurken dinleyebilenlerdenim. Müziği ancak ara vermek, dinlenmek, bazen de yazıdan kaçmak için açarım. Tabii müzik çalarken ben yeniden yazmaya başlamış ve onu unutmuşumdur, o başka.

Menekse Toprak-Valizdeki MektupÇalışmaya kâğıt kalemle mi başlarsınız yoksa bilgisayarda mı yazıyorsunuz?

Kâğıt ve kalem daha çok not tutma işlevini görüyorlar bende. Bir ara düşüncenin kalemle daha az kayıpla kâğıda geçtiğini fark ettim, bu yüzden defterlere daha fazla sarılır oldum.  Ama yine de bilgisayar olmazsa olmaz yazı aracım. Çünkü yazdıkları üzerinde kim bilir kaç kez geçen, onu yenide yeniden yazan biriyim. Aklım biraz karmaşık çalışıyor sanırım. Metin, ancak birkaç kez üzerinden geçtikten sonra tam ifadesini buluyor. Çoğu zaman bir cümle fikir olarak geliyor aklıma, kaybolmaması için hızla yazıyorum ki o anda daha çok cümlelerin ritmini ya da fikrini kaydediyorumdur. Sonrası işçilik ve kendi kendimin editörlüğü. Bilgisayar olmadan uzun soluklu metinler yazabilir miydim ya da nasıl yazardım, bilmiyorum.

İlham gerçekte var mı? Varsa sizinki nasıl geliyor?

Hayata edebiyat ve yazmanın gözüyle baktığınızda, orada yakaladığınız her bir hikâyeye, ifadeye ilham der miyim, emin değilim. Ben buna kendini o dünyaya adamak, odaklanmak, yazmakta olduğunuz bir hikâyeyi gün boyu beraberinizde taşırken zihinde onu yeniden şekillendirmek, yeni fikirlere açmak, yazı masasındayken yeni ifadeler bulmak biçiminde tanımlardım. İlham diye bir şey varsa da bu bence kendiliğinden gelmez, gelse de merak, ilgi, ısrar, süreklilik olmadığı sürece bir metin bütünlüğüne dönüşme imkânını bulmaz.

Menekse ToprakBir fikrin iyi olup olmadığını nasıl anlarsınız?

İçimde yazma isteğini çoğaltıyor ve aklımı meşgul ediyorsa, o iyi bir fikir gibi görünür bana çoğunlukla. Ama şu da var: İyi fikir diye başlayıp sonunu getirmediğim öyle çok metin var ki.  İki üç yılda bir bozulan bilgisayarlarda, flaş belleklerde, defterlerde nice yarım kalmış dosya, hikâye duruyor. Belki de akıl -ya da benimki öyle- yeni ve dağınık fikirlere meyletse de bir bütünlüğe sahip. Çünkü yarım kalmış hikâyeler, ifadeler sonradan başka bir metne de girebiliyor. Bu yüzden güzel bir fikir gibi gelen ve ama kendini yazdırmayan metinleri çöpe atmıyor, bir kenara koyuyorum.

Dönüp dönüp okuduğunuz şairler yazarlar kimler?

Dönüp dönüp aynı yazarları okumak için vakit dar ama buna karşın henüz okumadığım bir sürü yazar, yeni çıkan başkaca kitap ve yazarlar var. Ama eğer günlerce yazıya ara vermişsem edebiyatın yeniden büyüsünü yakalayabilmek için dönüp baktığım yazarlarım var ve bunlar da duruma göre değişiyor. Son zamanlarda yeniden göz attığım eserler şunlar oldu mesela: Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’sı ve Yürümek’i, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Cemal Süreyya’nın şiirleri, Thomas Mann’ın Venedik’te Ölüm’ü, John Benville’in Deniz romanı.

En sevdiğiniz öykü/öyküler/öykücüler hangisi?

Hem Türkçede hem de dünya edebiyatında sevdiğim, aralarında biraz önce adlarını zikrettiğim yazarların da olduğu öyle çok kurgu ustası var ki. İsim vermeyeceğim bu yüzden. Şimdi dördünü ansam, kim bilir saymadığım kaçına ayıp olur.

Şu an ne okuyorsunuz?

Aynı anda birkaç kitabı bir arada okuduğum oluyor. Paul Auster’in son romanı “4 3 2 1” henüz Türkçeye çevrilmedi ama ben bekleyemedim, Almanca çevirisini okuyorum. Tabii roman 1259 sayfa olunca, başka kitaplar da giriyor araya. Bunlardan biri Jean Bottero ve Samuel Noah Kramer’in Mezopotamya Mitolojisi derleme kitabı. Murathan Mungan’ın Dokuz Anahtarlı Kırk Oda da masada duruyor ki Mezopotamya Mitolojisi’ni karıştırırken elim arada bir ona da gidiyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s