Toprak – Bahri Vardarlılar

Bugün Bahri Vardarlılar’ın doğum günü. Mutlu nice yıllar diliyoruz. İpekli Mendil yazarlarından Betül Tekeli kısa kurmaca bir metin hazırladı, Toprak.   Toprak var. Üzerinde ev, meyve ağaçları. Tarla. Çiftçilik, çiftçi. Hasat. Dört mevsim. Öncelik. Büyük şehirden kaçış rotası. Göl var, dağlarla çevrili. Göl denmez deniz. Denizin üzerinde ada. Adada bir kilise var. Kilisenin dış duvarında…

Kırmızı/Böğürtlen – Ayşe Kulin

Ayşe Kulin’in ruhuyla, Betül Tekeli’nin Kırmızı’sı. Balkonda kahvaltı yapıyoruz. Yarın sabah Tülin ve Tarık gelecek Ankara’dan. Beraber tekne turuna çıkacağız. Tezimi verdikten bir süre sonra kitap haline getirmeye karar verdim. Şu an onunla uğraşıyorum. Çeviri yaparak para kazanıyorum. Artık Ergin’le oturuyoruz. Evlenmeyi düşünmüyoruz. Bodrum’da yaşayacağımı düşünemezdim. İşte şimdi buradayım. Mutluyum. Betül Tekeli İpekli Mendil Yazarı

Mavi/Bodrum, Attila Şenkon

Attila Şenkon’un ruhuyla, Betül Tekeli’nin Mavi’si. Amerika’dan döner dönmez mi gitmiş Bodrum’a? Evet, öyle olmuştu. Dönüşünden kısa zaman önce bir email almıştı Seda’dan. Küçük sohbetleri vazgeçilmez bir hal alınca görüşelim demişlerdi. Ergin Bodrum’da açılan fakülteye kabul edilmişti. Amerika’da yaşamaktan sıkılmıştı, ailesini özlediğini söylüyordu. “Bana email atmak nereden aklına geldi?” O yaz tezim için tarlada çalışmaya…

Sarı/Tarla, Ayla Kutlu

Ayla Kutlu’nun ruhuyla, Betül Tekeli’nin Sarı’sı. Pencereden bakıyorum. Uzun bir aradan sonra Nescafe içiyorum, sütsüz, şekersiz. Yarın sabah tarlaya gideceğiz. İki hafta burada kalacağım. Tarlada çalışacağım. Göz alabildiğine bir düzlük. Arada kavak ağaçlarını görüyorum. Ankara’da vardır kavak ağaçları. Mayıs ayında tozları uçuşmaya başlar. Ergin hapşırır bu tozlardan. Burnu kızarık dolaşır günlerce. Ufuk çizgisine bakıyorum. İnsan…

“Bahar Katar mısın Ömrüme?”

Dönmüştüm. Her dönüşte olduğu gibi bir parçamı arkada bırakmıştım. Eksiktim. Memleket birçok sesin ortasında sessizdi. Sokaklar daha gri, sanki her yer daha tozluydu. Evimin arka duvarında yükselen beton gibiydi kalbim. Suskun halim kalbimin sedasıydı, hüzün sarmalında seni hatırladım. Benim gibi bakardın meseleye biliyorum, umurunda olmazdı memleketin hali. Ümitsizdik. Nazım’ın da senin için dediği gibi, “Ve…

“Yazabilir Miydik Okyanuslara?”

“Okyanus kenarında olmayı seviyorum,” demiştim. Bir gece yarısı gittik. Karanlıktı. Suya baktık, dualarımızı bıraktık. Sessizdi düşüncelerimiz, biz sessizdik. Buna rağmen ne çok cümle ezberlemiştik o güne dair. Dönme dolabın rengarenk ışıkları ara ara yansıyorken suya, derin ve “evrene meydan okuyan” sessiz bir çığlık attım. “Aganta burina burinata!” “Aganta burina burinata!” Mahmut duyar mıydı beni, okyanuslar bağlı…