Abidin Dino

Ferit Edgü, Abidin Dino‘nun “Yeditepe Öyküleri” kitabının sunu bölümünde, “Abidin, yaşamı boyunca  sürekli yazdı ve çizdi. Ölene değin: Sözcüğün gerçek anlamında, son nefesine değin, belki ilk kez titreyen eline karşın, küçücük not defterlerine notlar düşmeyi, desenler çizmeyi sürdürdü,” diyor. Bugün Abidin Dino‘nun doğum günü. Eserleriyle hâlâ bizi şaşırtmaya, bize yepyeni pencereler açmaya devam ediyor. Sevgiyle,…

Fatmanım Teyze Ağacı – Yavuzer Çetinkaya

“Ben doğmadan önceki gece acaba babam neler hissediyordu?” Savaş ve Doğum öyküsünü bitirdiğimde aklımda bu soru vardı. Yavuzer Çetinkaya, lafı dolandırmadan, samimiyetle anlatıyor. Bir çocuk merakıyla olayları, kendini, etrafındaki insanları anlamaya çalışıyor. Onun içinde yaşattığı, o çocuk gözleriyle baktığı her şey bizim karşımıza öykü olarak çıkıyor. Onları yaşarken yanındaymışsınız gibi konuk olduğumuz her hikâye bir…

Sayılarla Sabahattin Ali

SAYILARLA SABAHATTİN ALİ 1: “Vicdanın körelmesi için bir hafta yeterlidir,” der Sabahattin Ali,  kendisi için kurduğu darağacından. Muhatabı kendisidir. Savcıdır adeta.  Alır kendini karşısına, sayıp döker suçlarını. Sevemez insan, adayamaz hayatını. Söküp uzatamaz sevdiğine kalbini, kandırır kendini. Sadece âşık olma fikrini sever. Aşkını bir bıçak gibi saplayamaz bacağına, karnına, atlayamaz ardından akarsuya. Eğer son çivinin…

Muzaffer Buyrukçu

1 Şubat 1930 tarihinde doğan Muzaffer Buyrukçu aynı zamanda en hüzünlü aşk hikayelerinden birinin kahramanı da olmuştur. İki kadının arasında geçen hayatı, 26 Ağustos 2006 tarihinde, İstanbul’un eski gecekondu semtlerinden birindeki evinde sona ermiştir. Yaşadıklarından olsa gerek, Buyrukçu’nun öyküleri, zor hayatın öyküleridir. Buyrukçu’nun öyküleri somut olay ve durumların öyküsüdür. Öykülerinde asıl yapmak istediğinin “Yaşam kadar” eşsiz, sıcak, güzel, verimli,…

Efrasiyab’ın Hikâyeleri – İhsan Oktay Anar

SAĞIR – İHSAN OKTAY ANAR Baskıların işgal ettiği bir yaşamda güzelliklere sağır kalmanın mecburiyeti, iyiyi bilirken ona ulaşamamak ne kadar da acı ve hüzünlüdür değil mi? Mahrum bırakıldığı şey kendi aydınlık tarafıysa, bir süre sonra karanlığın elbisesine bürünmez mi kişi? Özgürlüklerinin kısıtlandığı, yaşam tarzının değişmeye mecbur bırakıldığı bir koşulda, insan hala hasletlerini koruyabilir mi? İşte…

Reşat Nuri Güntekin

Bir dönem Reşat Nuri Güntekin’in öğrencisi olabilmiş insanlar var Türkiye’de. O şanslı insanlarla Güntekin’i konuşmayı çok isterdim. Edebiyatı bir efsaneden bir olağanüstü yetenek ve popüler yazardan öğrenmek bambaşka duygular kazandırmış olmalı öğrencilerine. Bugünkü nesil ise kendisini romanlarından çok onların kötü TV uyarlamalarıyla tanıyor artık. Eserlerini TV’deki ucuz yapımlarda gördükten sonran günümüz gençleri romanlarını okumak isterler…

Kendinden Kaçmaya Çalışmak – Reşat Nuri Güntekin

“Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir.” Konstantinos Kavafis’in Kent şiirinin bu dizeleri Reşat Nuri Güntekin’in eşsiz eseri Çalıkuşu’nun Feride’sinin yolculuğunu anlamakta bize biraz olsun yardımcı olacaktır. Sevdiklerini kaybeden insanların illa ki bir çıkış yolu vardır. Ya da çıkmazları. Feride kayıpları çok erken yaşayınca çareyi duygularından ve ya o kötü…

Cem Uçan

                                                                             HAYAL MEYAL Kendinizi başkalarını izlerken bulduğunuz oldu mu hiç? O andan çıkıp tanımadığınız birinin size tanıdık gelen…

Kendi Rüyamı Yazmaya Çağıran Yazar: Onur Caymaz

Onur Caymaz’ın ilk okuduğum öykü kitabı Gece Güzelliği olmuştu. Elimdeki kitaba bakınca ilk baskı olduğunu görüyorum. Sanırım çıkar çıkmaz almıştım. Belki de Caymaz aşağıdaki satırları yazdıktan birkaç gün sonra. “İşte böyle sevgili okur, yazla birlikte Gece Güzelliği de bitti. Kitaplarım hep güze selam etmiştir. Çocuklarımdan biri daha… Birkaç güne, İletişim Yayınları tarafından yollanır kitapçı raflarına,…

Adı: Fatih Özgüven

“İpten indirdik seni, dediler. Ben hatırlamıyorum. Gerçekten. İnan… İnanma istersen.” Biri bana bir cümlelik öykü yaz dese, önce bu kadar zor bir şeyi niye istiyor acaba diye düşünür, sonra al burada yazılmışı var diyerek Fatih Özgüven’in Adım öyküsünün ilk cümlesini verirdim. Kısa yazmak en zoru ve kısacık öykünün bu giriş cümlesi, sadeliğinden mi derinliğinden mi…