Martı – Ahmet Büke

MARTI: “Haydarpaşa Garı serindi. İskeleye doğru merdivenlerden inmeye başlayınca daha da serinledi ortalık. Bir martı tam karşıda rüzgâra inat durup aşağılara baktı. Martılar hızlıdır ya, uçtu gitti” “Ağır” Zamanlar-Cazibe İstasyonu, Ahmet Büke

Abla – Ahmet Büke

ABLA: “‘Uzun uzun yürüyelim,’ dedi. ‘Gerçi bana hava hoş. Yorulmuyorum artık. Sen sever misin?’ İnsanın bu dünyada ablası olmalı. Hatta o kardeşi olduğunu, uzaktan onu sevdiğini, onun için endişelendiğini bilmese de ablası olmalı insanın. Misal benim Feride Abla’m vardı. Onu bir evde vurdular. Herkes ölecek, diyordu. Ölmedi. Dört duvar arasında sardunyalar yetiştirmiş. Yağmur suyunu biriktirmiş…

Evler – Ahmet Büke

EVLER: “Evler insanların kalesidir. Sanılanın aksine demir ve çimentodan yapılmazlar. Her evin kendine özgü kokusundan dokunmuş zırhı vardır. İç içe geçmiş dikenli pullardan oluşan bu engelin ardında yumuşak doku başlar. Koridor. Tavandaki beyaz lambanın aydınlattığı, üzeri kapanırken gördüğü gün ışığını asla unutamamış o kalınbağırsak ve aynı zamanda zavallı yutak. Koridorlar ıslaktır. Girerken içinde yuvarlanırsınız. Evden…

İzmir – Ahmet Büke

İZMİR: “Orada oturmuş her şeyi tersine değiştirebilir miyim, diye düşünüyordum. Bu mümkün müydü? Altımda çırpınan suya baktım. Dipteki midyelere, sağa sola kıvrılan yosunların arasında gizlenen küçük balıklara baktım. Çok çaresizdim aslında. Yine de ayıpladım kendimi. İzmir çok büyük geldi bana. Sokaklarında kaybolurum, diye düşündüm. Dizlerim yandı. Eğilip denize dokunayım dedim. Durdum. Bu şehir, parmaklarının ucunda…

Leylekler – Ahmet Büke

LEYLEKLER: “‘Gene bekleriz amcacığım. Allah selamet versin…’ Yok dede ya, olmaz artık. Bak tatil boyunca bir daha kestirmem ha! Yine Mohikanlara döndüm. ‘Bak efem, bu hayat çok fenadır. Şu altıncı dükkânı görüyor musun? Bunun babası Yunan zamanı bizi ihbar ettiydi. Babam dağda çete diye, dayımı dayaktan çıldırttılar. Sonra ne oldu? Zaferden sonra bunlar bir numaralı…

Vüs’at Abi – Ahmet Büke

VÜS’AT ABİ: “Bana kızacak kesin, diyorum içimden. ‘Konuşmak için beni buraya çağırman şart mıydı?’ diyecek. Kesin! ‘Hava buz gibi, paltom da eskidi artık.’ Bunları da bir ihtimal diyecek. Ama eminim, ‘Burası şart mıydı?’ zılgıtını çekecek. Okuduklarım beni şimdiye kadar hiç yanıltmadı. Huysuz ama esirgeyen birisi o. Tıpkı dedem gibi. ‘Deden mi?’ Bunu ona söylemeyeceğim elbette.…

Ramazan – Ahmet Büke

RAMAZAN: “Ramazan yine bana habersizce geliverdi. Aslında evdeki telaştan anlamam gerekirdi. Ama işim gücüm sokaklarda sürtmek olduğu için bunu atlamıştım herhalde. Annem bir ikindi vakti elime koca çinko tabakta maydanozlu, peynirli, yumurtalı pide içini tutuşturunca anladım; bu akşam ezan beklenecek ve saati gelince yemek yenecekti. Pidesi, gelin kız helvası, şerbeti, tatlısı güzeldi de, ramazan ayının…

A’dan Z’ye Ahmet Büke

“Okumak neye yarar? Umut etmeye. Peki yazmak neye yarıyor? Umutsuzlukla baş etmeye.” Böyle cevap verir Ahmet Büke bir röportajında sorulara. Neden ve ne için yazdığı bellidir, nasıl yazdığı noktasında ise bizi daha derinden vurur. Bugün Ahmet Büke’nin doğum günü. Yazarlarımızdan Gülda Şahin bu özel gün için sabitfikir‘de yayınlanmak üzere A’dan Z’ye Ahmet Büke sözlüğünü hazırladı. Nice…

Bir Öykü Okuması, “Gene Gelirim…”, Ahmet Büke

Bazı sanatçılar vardır, belli bir akımı benimser ve o akımın felsefesi çerçevesinde üretimlerini yapar. Çoğu için ise sadece duygular önemlidir, bunu için izlenen yol çok çeşitli olabilir. Ahmet Büke de ikinci gruba girer; “Kuram pek ilgi alanıma girmiyor. Belki de okurken en sevmediğim dersin edebiyat olması nedeniyle bu. Zil bir an önce çalsın diye kalbim…

Narlıca İpekli Mendil Kütüphanesi: “Türkiye Kadar Bir Çiçek”

  Bazı şehirlere gitmeden arkadaş olursunuz. Antakya da böyleydi benim için. Sevdiğim çok insan da Antakya’yı severdi. Yine sevdiğim çok insan oralıydı. Hele gençken, öğrenciyken memleket dönüşlerini beklediğimiz Antakyalılar olurdu yurtta ve öğrenci evlerinde. Gazete kâğıdı örttüğümüz masalar acının, tatlının ve zeytinyağlının nefis kokularıyla dolardı o zaman. İşte uçaktan iner inmez zaten tanıdığım ve sevdiğim…