A’dan Z’ye Ayşe Sarısayın

Sevgili yazarımız Ayşe Sarısayın’ın doğum gününü İpekli Mendil yazarlarından Billur Özeke ve Mehtap Akdeniz’in hazırladığı “A’dan Z’ye Ayşe Sarısayın Sözlükçe”siyle kutluyoruz. Nice güzel yaşlar diliyoruz. ATEŞBÖCEKLERİ: “Tanıştık ayaküstü, ama birbirimizi tanıdık mı gerçekten? Tanımaya gerek yoktu ki ateşböcekleri yanıp sönerken! Nasıl da aydınlıktı her yer! Ne zaman karardı çevre, kopuşumuz nasıl başladı? İşsizlik, parasızlık, yeniden…

Ateşböcekleri – Ayşe Sarısayın

ATEŞBÖCEKLERİ: “Tanıştık ayaküstü, ama birbirimizi tanıdık mı gerçekten? Tanımaya gerek yoktu ki ateşböcekleri yanıp sönerken! Nasıl da aydınlıktı her yer! Ne zaman karardı çevre, kopuşumuz nasıl başladı? İşsizlik, parasızlık, yeniden tren hattının arka tarafına dönmek, yoksulluğun sınırında yaşamak… Farkına bile varmadan, yavaş yavaş tüketti ateşböceklerinin ışığını.” İki Ters, İki Yüz, Yorgun Anlar Zamanı – Ayşe Sarısayın

Antakya – Ayşe Sarısayın

ANTAKYA: “Bir haftanın sonunda geldiği gibi sessizce gitti. Uzun gecelerimizin geç saatlerinde bezgin görünmüş olsa da bazen, umutları vardı henüz, aydınlıktı gülüşü. Nereye gittiğini, ne yapacağını bilmiyorduk, söylemedi hiçbir şey. Birkaç hafta sonra, basına “örgüt evi” olarak açıklanan bir eve yapılan baskında vurulduğunu öğrendik gazetelerin birinci sayfasından. Antakya’ya dönmemiş olmalıydı. Olay yerinde ölmüştü. O gece…

Kristal Küre

Ayşe Sarısayın evliliği kristalin yapısındaki sıkıcı tekdüzeliğe benzeterek başlar “Kristal Küre” öyküsüne. Anlam, anı ve an bugüne harmanlanırken kafası karışık kadınlara dair birden fazla öykü bir bir belirir. Yağmur ayrılığın tanığı olarak, öykü boyunca yağmaya devam eder. “Bir umudu beslemenin belli belirsiz ürpertisi sarıyor bedenimi. Yağmur dinmeden bu evi ve bu kenti terk etmeyi başarmalıyım!”