Birsen Ferahlı – Yazarların Günlük Ritüelleri

Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız? Hasta bakarken aralarda yazarım. Bazen gece geç saatlerde de yazdığım olur. Çalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir? Sessiz sakin bir ortam ve çay. Müzik dinleyerek çalışabilir misiniz? En çok ne dinlersiniz? Yazarken müzik dinlemem. Öncesinde ve sonrasında dinlerim. Müzik beni etkiler, çağrışımlarla zaman yolculuğu, duygu…

Eşik – Birsen Ferahlı

Birsen Ferahlı dünyanın değişim eşiğini gören neslin bir üyesi. Geçmişi okunan, o anı yaşanan ve sonrası sokaklarından geçerken kaç tanesinin eskisi gibi kaldığı sayılan mekânlarda kurulan hayaller. Önceleri sıkıcı, duvarlarını kuralların ördüğü o eski köşkler. Orada yaşayınca o mekanlarda geçen hayatlar, o günler düşlenmeye başlanır. Kim bilir nasıldı? Ne olaylar yaşanmıştı? Bir öyküyü düşlemeye de…

Kordonboyu – Birsen Ferahlı

KORDONBOYU: “Kordonboyu aşk demektir elbette. Burada dolaşırken bir isme, bir surete, bir hayale bağlanmak arzusu tüm benliği sarar.” Bir Deli Heves, O Yaz… Birsen Ferahlı

Çember

ÇEMBER: “Çok hızlı yazmalıyım. Çemberi tamamlamak zorundayım. Bir bütünlüğe ulaşmak, başı sonu kavuşturmak zorundayım. Hızlı yazıyorum. Çok, ama çok hızlı yazıyorum. Harfler birbirine karışıyor, okunmuyor. Sirenler arasız çalıyor. Kor zincirli salıncak yükseklere savuruyor. Ok yaydan fırlıyor. Döne döne ilerleyip hedefi tam on ikiden vuruyor. Döngü duruyor. Kargaşanın ortasında düğüm, ağır ağır çözülüyor. Tan yeri kesintisiz…

O Yaz…

Birsen Ferahlı’nın kalemi Kara Meltemi gibi serin, Deniz Meltemi gibi ılık ılık dolanır zihninizde. Yalnızca İzmir’de yaz aylarında esen imbat rüzgarıdır kalemi. Karakterlerinin tenine sinen yosun kokusunu içinize çeker, ferahlarsınız. O yaz adlı öykü kitabında “Ahsen Abla” ile mutlaka tanışmalısınız. “Perdeleri hep kapalı karanlık bir ev. Aralık kapı ağzında beklerdim onu; sırtına hırkasını alır, saçına…