Arşipel – Halikarnas Balıkçısı

ARŞİPEL: “Arşipel’in gülümseyen adaları, kendilerine hayranlıkla bakan kimselere cesaret ve güven verdiler çağlar boyu. Bu denizin çağrısıydı. Bu adalar ellerini uzatmış, çekingen olanlara seslenerek, ‘Gelin, gelin çocuklarım, korkmayın’ demişlerdi…” Arşipel, Halikarnas Balıkçısı

Altıncı Kıta – Halikarnas Balıkçısı

ALTINCI KITA: “Birdenbire Eos (şafak), günün kapısını açar ve menteşeler menekşe rengi gök gürültüsüyle homurdanır. Güneş olanca görkemiyle ufukta yükselir. Aydınlık, Altıncı Kıta’yı tamamıyla kaplar. Arşipel’in adaları Girit, İyonya olarak adlandırdıklarımızın tümü, Lipan, Malvuazi, Sicilya, Korsika, Sardunya, Balear adaları, Hespendler, uzaktakiler ve daha da uzaktakiler muştucu birer yanarca (meşale) olurlar. Bir şimşek çakışı gibi ölçülemeyecek kadar…

“Yazabilir Miydik Okyanuslara?”

“Okyanus kenarında olmayı seviyorum,” demiştim. Bir gece yarısı gittik. Karanlıktı. Suya baktık, dualarımızı bıraktık. Sessizdi düşüncelerimiz, biz sessizdik. Buna rağmen ne çok cümle ezberlemiştik o güne dair. Dönme dolabın rengarenk ışıkları ara ara yansıyorken suya, derin ve “evrene meydan okuyan” sessiz bir çığlık attım. “Aganta burina burinata!” “Aganta burina burinata!” Mahmut duyar mıydı beni, okyanuslar bağlı…

Bugün Halikarnas Balıkçısı’nın 125. Doğum Günü

Bugün Halikarnas Balıkçısı’nın 125. Doğum Günü. Cevat Şakir Halikarnas Balıkçısı mahlasını Bodrum’un antik çağdaki adından aldı. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum’da yazdı. Konularını Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkardı. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları,…

Halikarnas Balıkçısı

Hepimiz özlüyoruz Ege’yi. Kekik kokusunu, zeytin ağaçlarını, mavi koyları özlüyoruz. “Günün birinde çocuklar Palamut bükünün kıyısında oynarken, Rodos ve öteki adalarda yağan yağmurda güneş birçok gökkuşağı sallandırmış. Çocuklar oradaki Ali Emmi’ye “Bu göğün elvan renkleri nedir?” diye sormuşlar. Ali Emmi de, “Burada Ateşoğlu ve kızanları vardı. Öldüler. Derler ki, onlar gök gemileriyle cennette gezerlermiş, ne…