Söz

SÖZ: “Söz veriyorum: Bana eski durumum bağışlanırsa, evi saksılarla dolduracağım ve böceklerin evi istila etmesi pahasına, yerlerin ıslanması pahasına onlara bakacağım. Tabiatı seveceğim, insanları seveceğim, yurduma yararlı olmaya çalışacağım, hiçbir düzene karşı çıkmayacağım.  Herkese güleryüz göstereceğim, evleneceğim, çocuk yetiştireceğim, onların altını değiştireceğim, gece uyutmak için masal anlatacağım, dedikoduları dinleyeceğim, ilgi göstereceğim, ilgi!” Korkuyu Beklerken, Oğuz…

A’dan Z’ye “Oğuz Atayca”

Hangi kelimeler anlatır Oğuz Atay’ı? Hangi kelimeleri duyunca aklımıza gelir Oğuz Atay? Yazanlarımızdan İzzetiye Keçeci Oğuz Atay’ın kelimelerinin peşine düştü. AŞURE EFSANESİ: Düşündüm. Avucuma aldığım nohutlara bakarak hayatımı, ne işe yaradığını bilmediğim zavallı yaşantımı düşündüm. Nohut ve makarna gibi, biraraya getirilemeyen parçalardan oluşan günlerime acıdım. Sonra birden aklıma geldi: Aşure! Teyzemin anlattığı dini masallardaki Nuh…

 Oğuz Atay 81 Yaşında

Yabancılaşma, yalnızlaşma, saydamlık, dürüstlük ve hayal kırıklığı… Tüm bunları ele alırken edebiyatımızda bir kilometre taşı olacağını tahmin etmiş midir, bilinmez. Ancak Oğuz Atay’ın bugün modern edebiyatımızda vurucu ve bir o kadar da naif bir kilometre taşı olduğu su götürmez bir gerçek. Öyle ki söz konusu Oğuz Atay ise onun romanlarından ya da öykülerinden birini okuyan bir…

Demiryolu Hikayecileri-Bir Rüya

Gerçeklik ile fantezi arasında gidip gelmektedir Oğuz Atay’ın Demiryolu Hikayecileri-Bir Rüya öyküsü. Adeta Oğuz Atay’ın yaşadıklarının bir alegorisidir. Öykü, bu coğrafyada günümüzde de devam eden sanatçı çelişkilerini büyük incelikle aktarır. Bu yüzden öykünün sonundaki okura sesleniş hala geçerlidir: “Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?” Öykü ile ilgili oldukça detaylı inceleme Murat Gülsoy’un 602.Gece kitabında bulunabilir.

Babama Mektup

Doğduğu coğrafyanın doğu-batı çelişkisi tüm hayatını etkisi altına almıştır Oğuz Atay’ın. Şehirde büyümüş, batılı bir eğitim almış ve okulda hatırı sayılır biri olmuştur. Ama zaman ilerledikçe köyde doğmuş, yazdıklarını anlamayan babasına dönüşmekte olduğunu fark eder. Bunu da babası öldükten iki yıl sonra ona yazdığı mektupta itiraf eder: Medeniyeti sevmiyordur ve babasının çıktığı köye geri dönmek…