A’dan Z’ye Oktay Akbal*

Oktay Akbal’ın öyküleri günlük hayattan kesitler sunar. İnsanın duygularına, insanın hayatının geçtiği dış mekânlara odaklanır. Yaşanan mekânlarla, şehirlerle insanı bütünleştirir. 28 Ağustos 2015 tarihinde kaybettiğimiz Oktay Akbal’ı İpekli Mendil yazarlarından Betül Tekeli’nin sabitfikir için hazırladığı A’dan Z’ye Oktay Akbal sözlükçesi ile anıyoruz. AŞK: “Aşkın gene var olduğunu söyleyenler var, ama yalan. Aşk artık yok. Aşk…

Önce Ekmekler Bozuldu – Oktay Akbal

Bugün Oktay Akbal’ın ölüm yıldönümü. Geçen yıl kaybettiğimiz yazarımızı saygıyla anıyoruz. SAVAŞ: “Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey… Çünkü yeryüzünde savaş vardı. İnsanlar sebebini bilmeden, düşünmeden ölüyor, öldürülüyorlardı. Savaş kelimesi dünyanın her yerinde en çok kullanılan söz olmuştu.” Önce Ekmekler Bozuldu EKMEK: “Savaş gazeteleri de ne korkunç oluyor! Kalın siyah harflerle büyük başlıklar diziliyordu. Aşk romanları yavaş yavaş azaldı, fıkralarda, hikâyelerde,…

Yaratıcı Yalnızlıkla, Oktay Akbal

İpekli Mendil kitabımızın hazırlık çalışmaları sırasında ilk incelediğim yazar Oktay Akbal’dı. Kitabın hazırlık sürecinin en güzel tarafı, o zamana kadar hiç okumadığınız öykülerle sizi tanıştırmasıydı. Oktay Akbal’ın kitaplarını Beşiktaş’ta bir kitapçıda bulunca epey sevinmiştim. Malum, bazen birkaç kitapçı dolaşsanız da dilediğiniz kitabı bulamayabilirsiniz. Heyecanla okudum, taradım. Yazar, şehirle ilgili yazdığı öykülerle ilgimi çekmişti. Şehrin büyüklüğü,…

Oktay Akbal

“Yaşadığımız kentlerde, topluluklar içinde tüm ağırlıklardan kurtulmak ve yalnız kalmak mümkün mü? Bize bu imkanı veren kent nerede? Peki, yalnızlık aranır mı?” Bu sorulara hepimiz farklı cevaplar veririz. Yaşadığımız kenti düşünürüz, küçük saklı cenneti hayal ederiz. Her birimizin yaşadığı kentte bir nefes alanı vardır. Üstelik orayı pek kimselere söylemek istemeyiz. Paylaşmak çok işimize gelmez. Oktay Akbal,…

Oktay Akbal

Bugün Oktay Akbal’ın doğum günü. Henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir öykünün İkdam gazetesinde yayımlanmasıyla edebiyat dünyasına girer Akbal. Asıl anlamda öyküye yönelmesi Sait Faik’in Semaver adlı kitabını okumasından sonra başlar. Kendi yaşam deneyimlerinden, çocukluk anılarından yola çıkan, küçük kent insanını da gözardı etmeyen duygulu öyküler yazar. Bunlar, toplumsal olaylarla ilgili gözlemlere değil, anılara ya da düşlere…

Yalnızlık Bana Yasak

Kent bütün canlılığıyla yanı başınızdayken kendi kabuğunuzda olabilir misiniz? Canınız istediğinde, zırhınıza bürünebilir misiniz? Kendinize yeten bir evren kurabilir misiniz?