Leylâ Erbil – Onur Caymaz

Leylâ Erbil: Bu hikâyeden Sait Faik’in Leyla Erbil ile çektirdiği fotoğraf geçti. Ölmeden önce son kez hastaneye kaldırmışlardı Leylâ Hanımı… Taze kan gerekiyordu, gecenin geç bir vakti bir okuru gelip verdi, zar zor ayıldı sabaha. Sabaha yanındaydık, konuşmuyordu pek, yorgundu, ağır ağır, zar zor; can şair dostumla birlikte oturuyorduk. Gece diyorum gülerek, bir okurunuz gelip…

Balık – Sait Faik Abasıyanık

BALIK: “En mühim mesele elbette ki balığın çıkmasıdır. Balık, ilk fırtınalarla, ilk soğuklarla başlar. Hâlâ suları soğumamış denizin yüzünde küçücük balıkların peşinde koşan kolyoz, artık daha derinlere inmiştir. Irıp (*) ağı, ancak balık derine ve kıyıya indiği zaman kolyozu çevirebilir.” (*) Irıp: İnce delikli balık Yaşayacak, Son Kuşlar – Sait Faik Abasıyanık

Umut – Sait Faik Abasıyanık

UMUT: “Kuytu bir birahanemiz vardır. Gider otururum. Düşünür dururum. Şu dünyaya ne ettim? Şu dünyada ne gördüm? Neye geldim? Neden gidiyorum? Ne yaptım? Dışarıda kar yağdığı zaman içerisi sıcak da olsa bu birahanede üşürüm. Saat altıda daha kimsecikler yoktur. Garson öteki salona geçmiştir. Duvardaki saat sinirlendirir, insanı içmeye zorlar. Ben Yani Usta’yı beklerim? Beklersem gelmez…

“Bahar Katar mısın Ömrüme?”

Dönmüştüm. Her dönüşte olduğu gibi bir parçamı arkada bırakmıştım. Eksiktim. Memleket birçok sesin ortasında sessizdi. Sokaklar daha gri, sanki her yer daha tozluydu. Evimin arka duvarında yükselen beton gibiydi kalbim. Suskun halim kalbimin sedasıydı, hüzün sarmalında seni hatırladım. Benim gibi bakardın meseleye biliyorum, umurunda olmazdı memleketin hali. Ümitsizdik. Nazım’ın da senin için dediği gibi, “Ve…

Hakikat

  HAKİKAT: “Bu kurduklarımı hakikat yapmak için insanların biraz daha iyi olması yetmez mi?” Hayalleri hakikat yapmaya çalışan bir adamın, hakikatle yüz yüze geldiğinde şaşıp kalacağı, “Hayal hakikatten daha kolay, hakikatten daha doğru,” olduğudur. Sait Faik, şiir gibi yazdığı öyküsüyle karşımızdadır, koca bir gerçek gibi. Sait Faik Abasıyanık, “Büyük Hülyalar Kuralım” Yazan, Muhammet Atalay

A’dan Z’ye “Sait Faikçe”

Öykü sözlüğünün maddeleri çoğalmaya devam ediyor. Edebiyatın iflah olmaz okurlarından, İpekli Mendil yazanı Gülda Şahin, mini bir Sait Faik Sözlüğü hazırladı: Kelimeleri Sait Faik’i anlatan, hatırlatan, sadece ona özgü bir sözlük. Geçtiğimiz ay sabitfikir‘de yayınlanan bu çalışmanın yenilerine ilham olması dileğiyle. ADA: “Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali…

Savrulurken Ağacını Düşünen Yaprak

Sait Faik’in çocuksu ve muzır yönleri öykülerinde çok belirgindir. Belki de bu yüzden yaşama sevinci doludur hikayeleri. Metinleri güneşli günlerde çekilmiş fotoğraflar gibidir, dili de sade kaymaklı dondurma. Öyle ya, mutluluklar hep uzun sürmez, “Büyü artık,” der hayatın gerçekleri. İpekli Mendil’in Nefin’i der ki, “Benim meselem Sait Faik’in bu gerçekçilik yüzünden bir anda yaşama sevincinden vazgeçmesidir!” Savrulurken Ağacını Düşünen…

Sait Faik ile Röportaj

Bazı yazarlar vardır, onlarla karşılıklı konuşma fırsatını zaman çoktan elimizden almıştır. İşte o zaman kitaplara gömülürüz. Yazar ne düşünmüş, nasıl söylemiş hayal ederiz. Doğum günü vesilesi ile başladığımız Sait Faik Abasıyanık gönderilerine bugün farklı bir çalışma ekliyoruz. İpekli Mendil yazanlarından Gülda Şahin, Sait Faik’e sorular sordu, cevaplarını ise onun öykülerinden aldı. AYDA NE VAR? “Ayda bir şeyler yok……

Eşlik

Bir gün karşılaşsak, belki bir kahvehanede, belki de bir vapurda, ve sorsak, “Sait Faik’in şehirleri “sana” ne anlatıyor?” diye, hangi cümleleri kurarsınız acaba? EŞLİK Bir kahvehanede dört kişi oturuyoruz. Önümüzde bilgisayarlarımız, akıllı telefonlarımız, kitaplarımız var. Düşünüyoruz, okuyoruz, iletişim kuruyoruz. Belki birazdan karşımıza biri gelecek sohbet edeceğiz. Olmuyor, kahvehanenin içinde dördümüz bir köşeye dağılmış öyle oturuyoruz. Sandala…

Bir “Uyumsuz”un peşinde: Sait Faik Abasıyanık

“‘Sanat ve yalnız sanat,’ der Nietzsche, gerçeğin elinden ölmemizi önleyecek bir şey varsa, o da sanattır.” Camus, Sisifos Söyleni Bir insanı anlamayı asla hafife almamalı. Sait Faik ise bir istisna. Adam her düşündüğünü, yaşadığını açık açık yazmış zaten. Hem de salaş, olduğu gibi. Üzerinde bir kez daha düşünmemiş gibi. Anlaşılması kolay, akıcı, kısacık kitapları da…