Sema Kaygusuz’un “Yaprak ve Tüy Zamanları” ile Hayata Dair

Ardıç tohumu, kontrolsüz ve savrularak daldan düşmeye başlar. Sonuca hükmedişinde öğrenilmişlikler vardır. Sıralar hepsini. Bir ilacın kimyasına karışmak gibi en doğalından, yıldızları sayan bir sarhoşun gözü olma yaratıcılığında olasılıklar. Nihayetinde, “Emin ol bu hallerden hangisi olsaydım yine de memnun kalırdım yaşamımdan. Çünkü öteki olmanın düşüyle, yaşadığım o anın gerçekliği arasında bir seçim yapmam gerekirse, yine…

R Harfi

R HARFİ: “Konuyla ilgili kısa bir film gösterisinden sonra, sahneye çıkan şişman kadın sunucu, bütün salonu ‘r’ harfi ile doldurarak, abartılı jestlerle uzunca bir şiir okudu. Şairi bilinmeyen bu şiir, güneşin tanrısal üretkenliğini anlatıyordu.” Sen Çalmadan Önce – Esir Sözler Kuyusu, Sema Kaygusuz 

Nisan

NİSAN: “Muhsin bu! Nisan’ı gözünden tanır, o nisan ne zaman ıslıklı kahkahasını atacak, ne zaman ellerini çırpacak herkesten iyi bilir. Telleri eğilmiş, kilidi bozulmuş, solgun şemsiyesi de öyle. Kemal ise hiç takmazmış nisan’ı, ne âşık olmuştur nisan’da, ne de birini gömmüştür toprağa. Hiçbir nisan Kemal’den hevesini almamıştır henüz.” Sarhoştuk Yıldızların Altında, Sandık Lekesi, Sema Kaygusuz

A’dan Z’ye Sema Kaygusuz

Kültürler arasında köprüler kurabilmeyi hedefleyen ve Almanya’nın saygın ödülleri arasında yer alan Rückert Ödülü’ne, 2016 yılın için Türkçe edebiyatı temsilen Sema Kaygusuz layık görüldü. Bu vesileyle İpekli Mendil yazanlarından İzzetiye Keçeci’nin hazırladığı  A’dan Z’ye Sema Kaygusuz sözlüğü sabitfikir‘de yayınlandı. Üç yılda bir verilen ödülün sahibi Sema Kaygusuz’u tebrik ediyoruz. ARDIÇ TOHUMU: “Güzel gözlüm… Geldiğinde ne kadar aç, nasıl da…

Doyma Noktası

Birbirine benzemez dokuz farklı öyküden oluşur Doyma Noktası. Öyküleri birbirine iyilik, kötülük, öç alma, acıma, düşmanlık, masumiyet, şefkat.. bağlar. İçimize ayna tutar Sema Kaygusuz. O gösterir, bize sormak düşer… Bu fotoğrafı Antakya Saint Pierre Kilisesi’nde çektik. Stauris Dağı’nın batısında kayalara oyulmuş bir mağaranın içinde. Burada sorduk birbirimize; “Doyma Nokta’mız var mı?” diye…

Sema Kaygusuz

 “Çantasından tanıyabilirler Zilşan’ı. Bazı kızlar çantasından belli olur. Kırmızıdır. Temizliğe gidilen evden bir bayram armağanı – modası geçmiş eski bir eşya nasıl armağan olabilirse işte. Derisi pul pul soyulmaya başlamıştır. Askıları Zilşan’a göre fazla uzun olduğu için düğümlenir.” Edebiyat serüveni 1994 yılında aldığı “Varlık Ödülü” ile başlıyor Sema Kaygusuz’un. 2007 yılında, Yeşim Ustaoğlu ile “Pandoranın…