Gitmek – Sevgi Soysal

GİTMEK: “Biliyor musun, gitsek buradan, gitsek işte, bir süre, kaçsak ya da; kaçmak, istenmeyen, karşı çıkılan şeylere bulaşmaktan iyidir herhalde. Yürümek, Sevgi Soysal Reklamlar

Irak – Sevgi Soysal

IRAK: “Bu dorukta, kalabalıkların üstünde diye bildiğim, yörem sensizlik olurdu. Her şey sensizlikti aslında. Sen dediklerim, en sensizliklerimdi. Bozkır ama bir bozkır sendi bana. Genişlikti, bitmezlikti, kopmuşluktu, ıraklıktı. Ölü evi, ölük insanlı kentten, güve yeniği yaşamlardan utanmışlıktı. Güneş batımında yalnızlığımı kentten alıp geri verendi.” Kalabalıklarda, Tutkulu Perçem- Sevgi Soysal

A’dan Z’ye Sevgi Soysal

22 Kasım 1976 yılında kaybettik Sevgi Soysal’ı. Onu kırkıncı ölüm yıldönümünde, yazarlarımızdan Servan Güney’in hazırladığı, K24 sitesinde yayınlanan “A’dan Z’ye Sevgi Soysal Sözlükçesi”yle andık.  AŞK ŞARKILARI: “En bayağı aşk şarkıları çalıyor radyo, ah çekiyor masalar, iskemleler. Bizi daha önce birlikte görmeye alışmış gözlerini bana kaydırıyorlar usulca, anlayışlı. Bin kez boğuyorum kahkahalarımı içimde, üzülsünler, yanılsınlar istemiyorum. Kendi sevi türkümü…

Abla – Ahmet Büke

ABLA: “‘Uzun uzun yürüyelim,’ dedi. ‘Gerçi bana hava hoş. Yorulmuyorum artık. Sen sever misin?’ İnsanın bu dünyada ablası olmalı. Hatta o kardeşi olduğunu, uzaktan onu sevdiğini, onun için endişelendiğini bilmese de ablası olmalı insanın. Misal benim Feride Abla’m vardı. Onu bir evde vurdular. Herkes ölecek, diyordu. Ölmedi. Dört duvar arasında sardunyalar yetiştirmiş. Yağmur suyunu biriktirmiş…

Sevgi Sosyal’ı Düşünmek

Sevgi Sosyal’ı Düşünmek: “Bütün gece Sevgi’yi (Soysal) düşündüm. Günlerdir, aylardır düşündüğümden daha çok. Güzel sevimli yüzünü, beyaz tenini, konuşurken kızaran yanaklarını, ince içten sesini, küçük, kahverengi cin gibi gözlerini, hafif dalgalı saçlarını, beyaz ellerini, kısa tırnaklarını, kışları giydiği Alman malı kalın botlarını, metal düğmeli, beyaz Bavyera paltosunu bile düşündüm. Elinden eksilmeyen sigarasını, içki kadehini tutuşunu,…

Türk Edebiyatının Kelebeği; Sevgi Soysal

Türk edebiyatının kelebeği, Sevgi Soysal. Kısacık ömre onca hayali, onca yolculuğu sığdıran cesur kadın yazarımız. Sıra dışı görünen, aslında hepimizden farksız karakterler ve özgürlüğü çağıran sözcükleriyle yaşadığı dönemin korkusuz yazarı. Aramızdan erken ayrılmasa yalnız edebiyata değil topluma etkisinin bir hayli fazla olacağı kanısında bulununlar kuşkusuz çok haklı. Sevgi Soysal, öykü ve romanlarında naif ama kendine…

Sevgi Soysal

30 Eylül 1936’da İstanbul’da dünyaya gelen Sevgi Soysal yaşasaydı şimdi 78. doğumgününü beraber kutluyor olacaktık. Soysal, kırk yıl süren kısacık yaşamına çok önemli yapıtlar sığdırdı. Kitaplarının hala basılıyor ve okunuyor olması, eserlerinin zamana dayanabildiğini, farklı kuşakların beğenisini elde edebildiğini gösterdi ve zaman içerisinde farklı okumalara da konu oldu. Peki bu nasıl oldu? Soysal’ın zamansızlığını en iyi kızı Funda’nın sözleri açıklar:…

Sevgi Soysal

22 Kasım1976’da vefat etti Sevgi Soysal. Hoşgeldin Ölüm’ü tamamlayamadan. Kadın olmak, kendi olmak, direnmek, başkaldırmak, tutkuyla sevmek… Bir Sevgi Soysal geçti bu hayattan. Kendine özgü dili, kırk yıllık kısacık ömre sığdırılmış onca önemli eseriyle bizi büyütmeye, geliştirmeye devam ediyor. Sevgiyle, saygıyla, özlemle anıyoruz.