İstanbul – Tarık Dursun K.

İSTANBUL: “Aşağılarda Haliç gözükmüyor, görmüyorum. Boş boş bakıyorum. Denizi denizlikten çıkmış. Kibrit kutusu vapurların biri gidiyor, biri geliyor. Karım, ‘Bu mu senin İstanbul İstanbul dediğin?’ diyor. O zaman, işte elden ayaktan oluyorum. Susuyorum. Soluklanmadan yine yokuşlardan, alçala alçala iniyoruz. Boz bulanık bir su, bizimle bir iniyor; evler arkamız sıra yükseliyor, örtünüyoruz.” “Deli Otları İstanbul’un” Karanfilli…

A’dan Z’ye “Yaşamak Hatırlamaktır” – Ülkü Tamer

“Biraz daha yaşadım. Biraz daha hatırladım. Yazdıklarımı, daha önce yayımlanmışlarla birlikte tek kitapta topladım. Bir yaşamöyküsü değil bu. Bir yaşamın ayrıntıları. Şiirlerimin birinde yazdığım gibi, ‘karanlıkta beyaz kuşlar’. Bu işe Neslihan sürüklemişti beni. Yüreğimde kalmış renkleri benimle paylaşan, yazıya döktüren o oldu,” diye başlıyor “Yaşamak Hatırlamaktır”a Ülkü Tamer. Edebiyattan, spora, sinemadan, yayıncılığa, Antep’ten, tiyatroya karanlığımızı…

Gece – Tarık Dursun K.

GECE: “’Her gece aynı korku. Aynı. Ya güneşin doğuşunu ya sabahı ya yeni günü bir daha göremeyeceksem. Ya yarın yoksa? Ya yarın olmazsa yine? Bütün bir günü oburlar gibi oturup yiyoruz. Herkes bir yerinden yiyor. Fareler gibi tıpkı… Hayır… Yarına inanmıyorum artık. Yarın beni korkutuyor. Yarını istemiyorum. Geceyi seviyorum ben… Gecede kalayım, hep gece benim…

İstanbul – Tarık Dursun K.

İSTANBUL: “Başlıyorum ona İstanbul’u anlatmaya. Gerçekte böyle bir İstanbul var mı? Olur mu İstanbul’un böylesi? Sormuyor. Biliyor yalan söylediğimi… Bile bile, anlattığın İstanbul gerçekten varmış gibi; ağzı bir karış açık, dinliyor. Gözlerime gözlerime de bakıyor ama, inanmıyor. Kişi kör bile olsa anlar bunu. “Yürü,” diyorum. “Sana İstanbul’u göstereyim de, bak sen de…” Selim usta, karısı,…

Tarık Dursun K.

Çok iyi bir yazar, sinemacı, müzisyen olunabilir ama ilham vermek çok az rastlanan bir ışıktır. Edebiyatımız, on parmağında on marifet Türkçe üstadı bir ilham kaynağını kaybetti. Şair, yazar ve senarist Tarık Dursun K., ardında bıraktığı bir çok öykü, roman, şiir, düzyazı, antoloji ve senaryoyla -Bıçak İşi adlı öyküsündeki tabiriyle- “Kapıyı yavaş, gürültüsüzce kapatarak” aramızdan ayrıldı.…