Sevgi Sosyal’ı Düşünmek

Sevgi Sosyal’ı Düşünmek: “Bütün gece Sevgi’yi (Soysal) düşündüm. Günlerdir, aylardır düşündüğümden daha çok. Güzel sevimli yüzünü, beyaz tenini, konuşurken kızaran yanaklarını, ince içten sesini, küçük, kahverengi cin gibi gözlerini, hafif dalgalı saçlarını, beyaz ellerini, kısa tırnaklarını, kışları giydiği Alman malı kalın botlarını, metal düğmeli, beyaz Bavyera paltosunu bile düşündüm. Elinden eksilmeyen sigarasını, içki kadehini tutuşunu,…

A’dan Z’ye Tezer Özlü

“Burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi.” Tezer Özlü’yü sonsuza kadar yaşatmak için, İpekli Mendil yazanlarından Gülda Şahin’in hazırladığı A’dan Z’ye Tezer Özlü sözlüğü, onun ölüm yıldönümünde, sabitfikir‘de yayınlandı. ARNAVUTKÖY: “Yokuşu çıkıyorum. Sıcakta biraz güç. Camları açıyorum. Karşımda göl gibi Boğaz. Vaniköy’ün gerisi yemyeşil sahili kaplıyor. Tahta evler, ağaçlar, çatılar, yokuşlar. Arnavutköy, bu büyük kent içinde yolları,…

Aziz Nesin

AZİZ NESİN: “Aslında hiçbir yere gitmek istemiyordum. Uçağın önündeki kabin, iriyarı polisler, bir yıl önce bu konuda “donuma kadar kendi toprağımda beni arayan Alman polisler…” diye konuşan Aziz Nesin’i düşündürdü hemen bana. Sonra onun sevimliliğini ve sorunları kavrayışındaki ataklığı anladım. Birkaç sevimli insandan daha önemli hiçbir şey yok yaşamda, dedim.” Anlatı ve Günlük Parçaları –…

Çılgınlık

ÇILGINLIK: “Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım. Çıldırmanın beni ne kadar ilgilendirdiğini biliyorum, bu yüzden onu kendi kafamda ve beynimde yaşamaya kalktım. Akıl ile çılgınlık arasındaki ufak, yıldırım hızına sahip atlayışı sözcüklerle nasıl anlatabilirim. Beyin, düşünce kendini özgürleştiriyor, fırlıyor, bir roket gibi evrene boşluğa. Onunla birlikte gövde de.…

Kardeşim Tezer

İstanbul, 10 Eylül 2015, Perşembe Kardeşim Tezer, Kafamdan sana çok mektup yazdım, ama bunların hiçbirini (en iğrenç terimiyle) kaleme geçirmedim. Şimdiyse tam zamanı. Yetmiş üçüncü yaşını kutlayan, neşeli, edebiyattan, müzikten ve bize kattıklarından bahseden, senin sevdiğin gibi, lezzetli bir mektup olsun istiyorum. Yeni yılın ilk taze sabahı gibi. Eskiden Aşiyan’a seni görmeye giderdim. Pembe mezar…

Gabuzzi

“ki ben hep gencim hiç ölmeyeceğim işte ölüme ölmemekle karşı çıkıyorum ölmemek de bir çeşit ölüm mü içim seviniyor gene bu kaçıncı sevgi sevgi mi sevinç mi artık sözcüklere inanamıyorum sözcükler yanıltıyor beni ağzım kafamdan ırak neye yakın ağzım ninni gibi böyle dinle herkes uyuyor ben de uyuyorum de ışığı kapa da ben seni uyutayım”…

Yaşayanlar, Ölenler

İpekli Mendil Tezer Özlü’nün Yaşayanlar, Ölenler öyküsü için UYANMAK kelimesini seçti. UYANMAK: “Kimi mutlu, kimi acılı, kimi sevgi ile geçirdiği gecenin aşkı ile uyanacak. Kimi öfke ile. Kimi kendine güne nasıl başlayacağını soracak. Kimi bir intiharı düşünecek. Kimi özlem duyduğu bir kenti. Özlem duyduğu bir insanı. Kimi bugün beklenmedik bir ölümle ölecek. Kimi yalnız dağlar ve tarlalarla…

Tezer Özlü

“Bütün yaşama cesaretimi ölülerden alıyorum. Anlatılarında yaşadığım ölülerden. Bu kahrolası dünyayı, yaşanır bir dünyaya dönüştürmeyi başarmış ölülerden. Dünyanın ihtiyacı olan, her olguyu vermiş, söylemiş, yazmış ölülerden.” Tezer Özlü (10 Eylül 1943 – 18 Şubat 1986)