Yalçın Tosun – Yazarların Günlük Ritüelleri

Yazıyla geçen bir gününüz nasıl geçer? Nasıl programlarsınız? Benim için yazmak gün içinde herhangi bir anda kendini diretebilir. Pek programlı olduğum söylenemez. Yazmıyorken de aslında içimde devam eden bir yazma süreci yaşıyorum gibi geliyor bana. Programsız ama yazı geldiğinde teslim olarak yazıyorum. Çalışırken olmazsa olmaz ritüelleriniz var mı? Varsa nelerdir? Elimden geldiğince kendimi izole etmem…

Yaşlılık – Yalçın Tosun

YAŞLILIK: “Yaşlılık böyle bir şey işte. İnsanın aklına geçmişten bir görüntü geliveriyor ansızın. Mutluluk ve hüznün karıştığı – ama hep hüznün hâkim olduğu – birbiriyle ilgisiz anların kopuk resimleri.” Parkta, Anne Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler – Yalçın Tosun

Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler

Çocukluk, genel olarak insanların en mutlu olduğu, belki de bu yüzden en çok özlediği dönemdir. Fakat Yalçın Tosun’un Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler kitabındaki karakterlerin çoğunun çocuklukları etkilerinden kurtulamadıkları bir kabus gibidir. Tosun, Türkiye coğrafyasının her köşesinde kabul gören “kutsal aile” mottosunu yerle bir eder. İçinden geçtiğimiz ve sebep olduğumuz/olacağımız süreçlere eleştirel bir yaklaşım sunar. Tosun bir röportajında kitaptaki öykülerin ortaya çıkmasına…

Parkta

“Yaşlılık böyle bir şey işte. İnsanın aklına geçmişten bir görüntü geliveriyor ansızın. Mutluluk ve hüznün karıştığı – ama hep hüznün hakim olduğu – birbiriyle ilgisiz anların kopuk resimleri.” Yalçın Tosun – Anne Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler- Parkta

Dokunma Dersleri

İnsan bedeninde çağlayan duyguları açıyor öykülerinde Yalçın Tosun. “Evin tüm pencereleri açıktı ve içeriden radyonun sesi yayılıyordu. Titrek bir kadın sesi “Benzemez kimse sana” diye bir şarkı söylüyor, şarkıcı kadının sesine, Nevra Öğretmen’in acemice eşlik etmeye çalışan bet sesi karışıyordu. Yüzüm artık alev alev yanıyordu, ama eve biraz daha yaklaştım. Sesin geldiği tarafa doğru yöneldim.…