Otoyol – Jaklin Çelik

OTOYOL: “Gece. Saat iki. Otobüs duruyor. Gözler ön kapıda. Bir kadın. Elinde küçük bir cüzdan. Bagajsız bir yaşam koridorun sonuna doğru akıyor. Üzerindeki pembe hırkanın saç örgülerinde dışardaki hava dolanıyor. Üşüyorum. Ardında bıraktığı kadın salınımı, bir adım geriden seyirde. En arka koltuğa oturuyor. Meraklı kafalar, geriye yatırılmış koltuklarına gömülüyor yine. ‘Bir kolun bırakmadıklarından dolayı uzun,…

Bahçe – Füruzan

BAHÇE: “Bahçeyi ilk gördüğümde ürkmüştüm. Otlar, ağaçlar, yabangülleri birbirine dolanmıştı. Hiç ismini bilmediğim yüzlerce çiçek, yaprak, ot değişik renkte, değişik biçimde uzayıp iç içe karışıyorlardı. Ağaçlar azman olmuştu. Tanıdığım tek çiçek olan güllerin gövdeleri ağaçlaşmıştı. Açmışlardı, demek gül mevsimiydi, demek mayıstı. Bahçede insan ayağının değeceği boş bir toprak parçası görünmüyordu. Otların ağaçların loşluğu bahçe duvarının…

Gözler – Fahri Celâlettin Göktulga

GÖZLER: “Niçin bana bir kadın bile gülmemişti? Niçin bana bakmazlardı? Ve niçin kadınlar beni sevmezlerdi? Bunu herhalde dünyada herkesden ziyade ben düşündüm, ve bir gün sebebini yakaladım zannettim: Mücrim gözlerimdi!.. Evet gözlerim. Hayata karşı hükümlerimin fenalığını, kararlarımın kötülüğünü gözlerimin korkunç parıltılarla herkese söylediğime inandım.” Kadın Cehennemi, Fahri Celâlettin Göktulga

Denizin Üstünde Yürünebilir mi? – Yekta Kopan

DENİZİN ÜSTÜNDE YÜRÜNEBİLİR Mİ?: “Gece, göz gözü görmezken mercanadalarının renkleri, tirsi balıklarının yalnızlıkları, denizatlarının nefesleri paylaşılarak ileriye, daha ileriye gidilebilir mi? Zaten ne yapmak istiyoruz ki bundan başka? Neden bu kadar çok soru var hayatımızda? Neden en mutlu olunabilecek anlarda bile geçmişten çaldığımız bir meşalenin geleceğimizi yakmasına izin veriyoruz? Neden yalnızlığımızı kelimelerle büyütebilmek için bu…

Dur – Müge İplikçi

DUR: “Dünyanın durmak ile ilgili bütün durları gelip beni bulsa. Gelip beni bulsun durlar. Bütün durlar beni bulmalılar. Örnekler: Mola vermek Demir atmak Fren yapmak Donakalmak Buz kesmek Karaya oturmak Mıhlanmak Çivilenmek Tutuklu ÖLMEK DUR. Dur, dur. Dur, allahaşkına dur, bir dakika dur. Yeniden başlamak için belki. Zamandan çıkış teknikleri için. Anlık aydınlanmalardan kurtulmak için.…

Ağaç – Faruk Duman

AĞAÇ: “Ağacın her türlüsünü övmeli. Elmayı, cevizi, dut ağacını. Meyveli meyvesiz, yapraklı yapraksız, ne bulunsa övmeli. Çünkü, ağacın içinde saz gizlidir. Ağaçları da, ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. Kök, ne güzel kokuyor.” Ormanda Kederle Kayıp, Kedi’çin Masalları – Faruk Duman

Rod Steward – Sevim Burak

ROD STEWARD: “Artistlerin imza koleksiyo­nuna çok güldüm. Eğer şarkıcı ROD STEWARD ge­lirse, ondan benim için de bir imzalı resim iste. Annen de O’nu beğeniyor ne yapalım?.. Hele şöyle saçlı sakallı yarı çıplak vahşice bir resmi olursa şarkılarına çok yakışır… Çocuklar için düzenlenmiş Dünya Çocukları UNESCO gününde, söylediği seksi şarkı ve televizyondaki pullu kadın tayyörlü fakat…

Halepçe – Cihan Aktaş

HALEPÇE: “’Rüzgâr bulutları uçurdu, Halepçe sokakları yaslı ve ıssız şimdi. Bu kadar yıldan sonra onca titrek, onca mahcup ve üzgün kelime nasıl bulunur, nasıl yerli yerince dizilir, söyler misin? Bu son kucaklaşmadaki duyguları kağıda dökmek o kadar zor ki hâlâ… O fotoğraf üzerine yazılamayan, fotoğrafın yansıtamadıklarını anlatmak hâlâ öylesine zor ki…’ ‘İlk ve son fotoğrafın…

Susuzluk – Ferit Edgü

SUSUZLUK: “Bir kaynağın başında durmuş, Buralarda içecek bir şey yok mu? diye bağırıp duruyordu. Ona kaynağı gösterdim. Bu benim susuzluğumu gideremez, dedi.” Susuzluk-Do Sesi, Ferit Edgü

Çıkmak – Cemil Kavukçu

ÇIKMAK: “Yaşamak istediğim güzel bir günün üzerine kocaman bir gölge düşmüştü. Bize, aşılamaz olduğu öğretilen, bugüne dek kimsenin aşamadığı, aştığını sananların mahvolduğu duvarların içinde yaşıyorduk. O ise çıkmak istiyor, asıl felaketin burada yaşamak olduğunu söylüyordu.” Dönüş ve Hastalık- Tasmalı Güvercin, Cemil Kavukçu